
İhtiyati haciz nedir sorusunun cevabı şudur: alacaklı, takip veya dava sonuçlanmadan önce mahkemeden karar alarak borçlunun mallarına geçici olarak haciz koydurur. Karar alındıktan sonra süreler işler; on gün içinde icra dairesine başvurulmazsa karar kendiliğinden kalkar, haciz uygulandıktan sonra yedi gün içinde takip veya dava başlatılmazsa haciz hükümsüz kalır.
Alacaklı için ihtiyati haciz nedir, hangi alacaklarda istenir?
İhtiyati haciz, alacağın tahsilini güvence altına alan geçici bir tedbirdir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesi, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcunun alacaklısına borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarını, alacak ve haklarını ihtiyaten haczettirme imkânı verir. Mal borçlunun elinde olabileceği gibi üçüncü bir kişide de bulunabilir.
Borcun vadesi gelmemişse ihtiyati haciz yalnızca iki durumda istenir: borçlunun yerleşim yerinin bulunmaması veya borçlunun alacaklıyı zarara sokmak için mal kaçırma ya da gizleme hazırlığında olması. Bu hâllerde borç, yalnızca borçlu bakımından muaccel sayılır; diğer borçlular veya kefiller yönünden vade değişmez.
Kanun rehinle güvence altına alınmış alacakta bu yolu açmaz; rehinli alacak için rehnin paraya çevrilmesi yolu işler. İhtiyati haciz de kalıcı bir haciz değildir: alacaklıya satış yetkisi vermez, malın devrini ve kaçırılmasını önler. Kesin hacze dönüşmesi için takip veya dava gerekir; örneğin senede dayalı alacakta bu yol kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip olabilir.
İhtiyati haciz kararı nasıl alınır, hangi deliller gösterilir?
Karar, 2004 sayılı Kanun’un 50. maddesine göre yetkili mahkemeden istenir. Alacaklı alacağının varlığını ve gerekiyorsa haciz sebeplerini mahkemeye kanaat getirecek delillerle göstermek zorundadır. Bu, kesin ispat değil, yaklaşık ispat düzeyidir.
Alacak için senet, sözleşme, fatura, cari hesap ekstresi, ihtar ve yazışmalar sunulabilir. Vadesi gelmemiş borçta ayrıca mal kaçırma hazırlığını gösteren olgular gerekir; borçlunun taşınmazlarını kısa sürede devretmesine ilişkin tapu kayıtları buna örnektir.
Mahkeme tarafları dinleyip dinlememekte serbesttir; bu yüzden karar çoğu zaman borçlu dinlenmeden verilir. Talep reddedilirse ret kararı gerekçeli yazılır. Ret kararına ve tarafların yüzüne karşı verilen karara istinaf yoluna gidilebilir; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.
İhtiyati haciz için teminat yatırmak gerekir mi, ne zaman aranmaz?
Alacaklı hacizde haksız çıkarsa borçlunun ve üçüncü kişilerin zararını ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle 2004 sayılı Kanun’un 259. maddesi, alacaklıdan teminat verilmesini arar. Teminat, mahkemenin belirlediği tutarda yatırılır.
Alacak ilama dayanıyorsa teminat aranmaz. İlam mahiyetinde bir belgeye dayanıyorsa teminat gerekip gerekmediğine mahkeme takdir eder. İlam niteliğindeki belgeye dayanmayan alacaklarda ise teminat kural olarak karar için ön koşuldur.
Kanunda teminat için bir oran yoktur; tutarı mahkeme olayın özelliklerine göre belirler. Teminatın tutarı karar aşamasında netleştiği için başvuru öncesinde bu kaynağı hazır tutmak gerekir.
İhtiyati haciz kararı alındıktan sonra icra dairesine ne zamana kadar başvurulur?
Karar tarihinden itibaren on gün içinde, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infaz istenmelidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 261. maddesi, bu süre içinde başvurulmazsa kararın kendiliğinden kalkacağını öngörür. Süre iki hafta değil, on gündür; Mart 2024’te yayımlanan 7499 sayılı Kanun İİK’deki birçok “on gün” süresini iki haftaya çevirmiş olsa da bu madde değişiklik kapsamında değildir.
Başvuru yapıldığında icra dairesi, borçlunun veya üçüncü kişideki malları hacizle ilgili karara göre haczeder. Haciz tutanağı, hazır bulunmayan taraflara üç gün içinde tebliğ edilir. İnfaza ilişkin şikâyetler icra mahkemesine yapılır.
Karar günü sayılmaz; gün hesabı 2004 sayılı Kanun’un 19. maddesindeki usule göre yapılır, son gün resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü biter. Süreyi sonuna bırakmamak için kararı aldığınız gün icra dairesine başvurmak daha güvenlidir.
İhtiyati haciz uygulandıktan sonra takip veya dava için kaç gün süre vardır?
Dava veya takipten önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklı, haczin tatbikinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak veya dava açmak zorundadır. Borçlu haciz sırasında hazır değilse süre, haciz tutanağının tebliğinden başlar. Para alacağı için ilamsız icra takibi bu süre içinde başlatılabilir.

Süreler, 2004 sayılı Kanun’un 261. ve 264. maddelerine göre şu sırayla işler:
- Karar günü: Karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz istenir.
- Haciz tatbiki: Haczin uygulanmasından veya tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde takip ya da dava başlatılır.
- Ödeme emrine itiraz: Borçlu takipte ödeme emrine itiraz ederse, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenir veya mahkemede dava açılır.
- Kaldırma reddedilirse: Ret kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açılır.
- Alacak davası sürerken konan haciz: Esas hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunulur.
Süreler kaçırılırsa veya alacaklı davasında haksız çıkarsa haciz hükümsüz kalır. Borçlu itiraz etmezse ya da itiraz sonunda itirazın kesin kaldırılması veya itirazın iptali davası ile ortadan kalkarsa haciz kendiliğinden icrai hacze döner.
Borçlu ihtiyati hacze nasıl itiraz eder, teminatla nasıl kaldırır?
İhtiyati haciz kararı kendisi dinlenmeden verilen borçlu, haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 265. maddesi süreyi yedi gün olarak belirler. Borçlunun huzuruyla yapılan hacizde süre haczin tatbikinden, borçlu yokken yapılan hacizde haciz tutanağının tebliğinden itibaren işler. Borçlu karar aşamasında dinlenmişse bu itiraz yolu değil, istinaf yolu işler.
Haciz yüzünden menfaati ihlal edilen üçüncü kişi de öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde, yalnızca haczin sebeplerine veya teminata itiraz edebilir. Haczedilen mal üzerinde mülkiyet iddiası varsa hacizde istihkak iddiası da gündeme gelir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf açıktır; bölge adliye mahkemesi kararı kesindir ve istinaf başvurusu icrayı durdurmaz.
Borçlu, 266. maddeye göre para, rehin, esham ve tahvilat depo ederek veya taşınmaz rehni ya da banka kefaleti göstererek haczin kaldırılmasını isteyebilir. Takip başladıktan sonra bu talep icra mahkemesine yapılır. İhtiyati haciz sonrası takip başlamışsa borçlunun icra takibine itiraz süresini de izlemesi gerekir.
Alacaklı ihtiyati hacizde haksız çıkarsa tazminat öder mi?
Evet. 2004 sayılı Kanun’un 259. maddesine göre haksız çıkan alacaklı, borçlunun ve üçüncü kişinin uğradığı bütün zararlardan sorumludur. Tazminat davası, ihtiyati haczi koyan mahkemede de açılabilir. Alacaklı süreleri kaçırırsa veya davasında haksız çıkarsa haciz hükümsüz kalır.
Alacaklı başvurudan önce vade, belge ve rehin durumunu kontrol etmelidir; talepte bulunmadan önce alacağın ispatını, teminatı ve karar sonrası on gün ile yedi gün sürelerini takvime işlemek gerekir. Borçlu ise haciz tutanağının tebliğ tarihine, haczin dayandığı sebebe ve itiraz süresine bakmalıdır.
Mal kaçırma ihtimali olan bir alacakta hangi mahkemeye ve hangi sırayla başvurulacağı, alacağın belgesine göre belirlenir; bu konuda Ankara icra avukatı hizmeti kapsamında dosya belgeleri incelenebilir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
