İcra ve İflas Hukuku

Mal Beyanında Bulunmayan Borçlu Ne Olur? 2026

Mal beyanında bulunmayan borçlu dosyası için kitap ve masa lambası bulunan loş çalışma masası

Mal beyanında bulunmayan borçlu ne olur?

Mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerine icra mahkemesi hâkimince beyanda bulununcaya kadar, üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik edilir. Beyanı gerçeğe aykırı veren borçlu ise alacaklının şikâyeti üzerine ayrıca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır; bu iki yaptırımın şartları ve yolları farklıdır.

Mal beyanı, borçlunun kendisinde ve üçüncü kişilerde bulunan mal, alacak ve haklarını, kazanç ve gelirlerini, geçim kaynaklarını ve borcunu nasıl ödeyebileceğini icra dairesine yazı veya sözle bildirmesidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 74. maddesi beyanın içeriğini bu şekilde belirler. Ödeme emri bu yükümlülüğü ve yaptırımını borçluya ihtar eder: Kanun’un 60. maddesinin dördüncü fıkrasına göre ödeme emrinde yedi gün içinde mal beyanında bulunulması, bulunulmazsa hapisle tazyik edileceği ve gerçeğe aykırı beyanda hapisle cezalandırılacağı yazılır.

Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse süre farklı işler. İtirazı iptal edilen veya kesin ya da geçici olarak kaldırılan borçlu, bu kararın tebliğinden itibaren üç gün içinde beyan vermek zorundadır; bunu Kanun’un 75. maddesi düzenler. Takibin bu aşamaya gelmesi için ilamsız icra takibinin nasıl ilerlediğini bilmek yararlıdır.

Borçlu mal beyanı vermezse alacaklı hapisle tazyiki nasıl ister?

Alacaklı, borçlunun beyan süresini kaçırdığını gösterip icra mahkemesinden hapisle tazyik talep eder. Kanun’un 76. maddesi bu hapsin alacaklının talebine bağlı olduğunu, bir defaya mahsus verildiğini ve üç ayı geçemeyeceğini söyler. Talep olmadan hâkim kendiliğinden tazyik kararı vermez.

Disiplin ve tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir; yetkili mahkeme icra takibinin yapıldığı yerdeki mahkemedir. Ankara’da yürüyen bir dosyada başvuru bu nedenle takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır. Başvuru dilekçeyle ya da mahkemeye sözlü beyanla yapılabilir.

Mahkeme duruşma günü verir, tarafları ve delilleri dinler. Delil bakımından şikâyetçi, dilekçesinde gösterdiği delillerle bağlıdır; bu yüzden dilekçeye ödeme emri ve tebliğ belgesini, beyan süresinin geçtiğini gösteren icra dosyası kayıtlarını eklemek gerekir. Şikâyetçi duruşmaya gelmez ve yerine vekil göndermezse şikâyet hakkı düşer. Mal beyanı ödeme emrine itiraz edilmesi hâlinde gündeme geliyorsa, icra takibine itirazın kaldırılıp kaldırılmadığı da dosyada belirleyicidir.

Hapisle tazyik kararı ne zaman uygulanmaz, karara nasıl itiraz edilir?

Hapisle tazyik ceza değil, beyanı sağlamak için başvurulan bir zorlama aracıdır. Hapis üç ayı geçemez, bir defaya mahsus verilir ve Kanun’un 76. maddesinin ifadesiyle borçlu beyanda bulununcaya kadar sürer. Borçlu beyan verdiğinde zorlamanın amacı gerçekleşmiş olur.

Kanun’un 354. maddesi uygulamayı üç yönden sınırlar. Birincisi, tazyik hapsi kararı kesinleştiği tarihten iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez. İkincisi, nafaka alacakları hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonunca belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücretin altında kalan takiplerde disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz. Kanun her yıl belirlenen brüt aylık asgari ücreti esas alır ancak hangi tarihteki tutarın dikkate alınacağını söylemez; bu nedenle tutar, her dosya için ayrıca kontrol edilmelidir. Üçüncüsü, şikâyete bağlı fiillerde şikâyetçinin feragati veya borcun ödenmesi hâlinde dava ve ceza düşer.

Tazyik ve disiplin hapsine ilişkin icra mahkemesi kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Kanun’un 353. maddesindeki bu süre iki haftadır.

Borçlu gerçeğe aykırı mal beyanı verirse alacaklı ne yapabilir?

Alacaklı, borçlunun verdiği beyanın gerçeğe aykırı olduğunu öğrenirse icra mahkemesine şikâyette bulunur. Kanun’un 338. maddesinin birinci fıkrası, kanuna göre istenen beyanı hakikate aykırı biçimde yapan kişiye alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörür. Bu hapis tazyik hapsi gibi beyanla sona eren bir zorlama değil, ceza hapsidir.

Şikâyetin süresi sınırlıdır. Kanun’un 347. maddesine göre şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Alacaklı yanlış beyanı örneğin UYAP sorgusunda ya da bir haciz sırasında fark ettiyse, üç aylık süre o günden işler; bu tarihi yazılı bir kayıtla gösterebilmek yararlı olur.

Şikâyet, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine dilekçe ya da sözlü beyanla yapılır. Alacaklı iki yolu birlikte düşünebilir: borçlu hiç beyan vermemişse tazyik hapsi, beyan vermiş ama gerçeği yansıtmamışsa ceza şikâyeti öne çıkar. Yanlış beyan, borçlunun gizlediği mallar bulunduğunda ek haciz isteme yolunu da açık tutar.

Borçlu sonradan mal edinirse bildirim yükümlülüğü ne olur?

Beyanda malı olmadığını bildiren, borcuna yetecek mal göstermeyen veya beyandan kaçınan borçlu, sonradan kazandığı malları ve kazancındaki artışları yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. Bu yükümlülük Kanun’un 77. maddesinde yer alır.

Borçlu makbul bir mazereti olmadan bildirmezse Kanun’un 339. maddesi devreye girer: alacaklının şikâyeti üzerine, mal hâlâ borçlunun elindeyse on güne, elden çıkarılmışsa bir aya kadar disiplin hapsi verilir. Borç tamamen ödenirse ceza düşer.

Bu hapis, yanlış beyandaki üç aydan bir yıla kadar olan cezadan ayrıdır. Borçlunun sonradan edindiği mal, maaş artışı ya da yeni bir kira geliri gibi kazanç değişikliği alacaklının haciz yolunu yeniden açar; bu gelirlerin kimden tahsil edileceği ise üçüncü kişi haciz ihbarnamesiyle belirlenebilir.

Mal beyanını beklemeden haciz istenebilir mi?

Evet. Kanun’un 78. maddesi, ödeme emrindeki süre geçtikten sonra alacaklının mal beyanını beklemeksizin haciz istemesine izin verir. Alacaklı UYAP üzerinden borçlunun mal, hak ve alacağını sorgulayıp bulduğu varlıklar için haciz talep edebilir. Bu nedenle beyan vermeyen borçluya baskı kurmak ile malı doğrudan bulup haczetmek birbirini dışlamaz.

Haciz isteme hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse itirazın kaldırılmasıyla takip devam eder. İtirazlı fatura alacaklarında bu sıra fatura alacağının tahsili sürecinde de görülür.

Pratikte alacaklı önce UYAP sorgusuyla bulduğu mal varlığına haciz koyar, borçlu beyan vermiyorsa aynı anda tazyik talebini sürdürür. Banka, işveren veya kira ödeyen kiracı gibi üçüncü kişilerdeki alacaklar ayrıca haciz ihbarnamesi gerektirir.

Ticareti terk eden borçlunun mal beyanı genel mal beyanından nasıl ayrılır?

Ticareti terk eden tacirin mal beyanı Kanun’un 44. maddesinde ayrıca düzenlenir. Tacir, ticareti bıraktığını on beş gün içinde ticaret siciline bildirmek ve tüm aktif ve pasifini gösteren bir mal beyanı vermek zorundadır.

Kanun’un 337/a maddesi bu 44. maddeye göre beyanda bulunmayan, eksik gösteren veya mal üzerinde tasarruf eden borçluyu cezalandırır; alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ise ceza verilmez. Kanun’un 337. maddesinin birinci fıkrası ise Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

Genel alacaklının, yani borçlusu tacir olmayan ya da ticareti terk etmemiş bir kişinin yolu bu madde değildir. Böyle bir borçlu mal beyanında bulunmuyorsa alacaklı 76. maddeyle hapisle tazyik ister; beyan gerçeğe aykırıysa 338. maddeye göre şikâyet eder. 337/a yalnız 44. maddeye göre beyan yükümlüsü olan, ticareti terk eden borçlu için geçerlidir.

Mal bulunamazsa aciz vesikası ve tasarrufun iptali devreye girer mi?

Evet. Haczi kabil mal bulunamazsa düzenlenen haciz tutanağı, Kanun’un 105. maddesine göre aciz vesikası yerine geçer. Aciz vesikası, borcun ikrarını içeren senet niteliğindedir ve alacaklıya Kanun’un 277. maddesinde yazılı hakları, yani tasarrufun iptali yolunu verir.

Alacaklının ödeme emrinden tasarrufun iptaline uzanan altı adımlık icra yol sırası şeması
Beyan vermeyen borçluya karşı alacaklının izleyebileceği sıra

Kanun’un 143. maddesi süreleri belirler: aciz vesikasından itibaren bir yıl içinde takibe başlanırsa yeniden ödeme emri çıkarılmaz ve borç yirmi yılda zamanaşımına uğrar. Beyanın gerçeğe aykırı çıkması hâlinde borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa, devredilen mallar için tasarrufun iptali davası gündeme gelir.

Borçlu hem beyanda bulunmuyor hem de malı olduğu hâlde bulunamıyorsa dosyadaki sıra şöyle ilerler: ödeme emrindeki ihtar, UYAP sorgusu ve haciz, hapisle tazyik talebi, yanlış beyanda şikâyet, aciz vesikası ve gerekirse tasarrufun iptali. Dosyanın hangi aşamada olduğunu belirlemek ve süreleri takip etmek için Ankara icra avukatı desteği alınabilir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp