Karar Notu · Sigorta Hukuku

Değer Kaybında Genel Şartlar Bağlayıcı mı? BAM Kararı 2026

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine göre kusurlu sürücüye karşı açılan davada değer kaybında Genel Şartlardaki hesap yöntemi zarar göreni bağlamaz. Zarar, kazadan önceki hasarsız ikinci el değeri ile onarım sonrası ikinci el değeri arasındaki farka göre belirlenir. Daire, 13 Mayıs 2025 tarihli kararında bu yöntemle hesaplanan 120.000 TL değer kaybını ve 22.500 TL araç mahrumiyeti zararını kusurlu sürücüye yükleyen hükmü yerinde buldu. Karşı aracın trafik sigortacısı, poliçe limitinin tükendiği gerekçesiyle aynı dosyada sorumlu tutulmamıştı.

Bölge adliye mahkemesi değer kaybı kararında Genel Şartları neden uygulamadı?

Daire, değer kaybını ikinci el piyasa değerindeki fark olarak tanımladı ve zarar görenin taraf olmadığı zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) sözleşmesinin şartlarıyla bağlı olmadığını belirtti. Söz konusu şartlar, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarıdır (Genel Şartlar). Kararın gerekçesi şöyledir:

Karar metninden

“Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark gözönüne alınmaktadır. Davacı vekili her ne kadar 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan “ zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunun bu emredici hükümlerin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekir.”

“Bu halde kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre düzenlenenen rapor usul ve yasaya uygun bulunmuştur.”

Genel Şartlar, sigortacı ile sigorta ettiren arasındaki sözleşmenin parçasıdır; kazada aracı zarar gören kişi bu sözleşmeye imza atmaz. Daire bu nedenle kusurlu sürücünün sorumluluğunu, Genel Şartlardaki hesap yöntemine göre değil, aracın piyasada gerçekten kaybettiği değere göre ölçtü.

Daire, istinaf başvurusunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353. maddesi uyarınca duruşma yapmadan, dosya üzerinden ve oy birliğiyle esastan reddetti:

Hüküm fıkrası

“1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı ….. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,”

Daire, kararı HMK 362 uyarınca miktar itibarıyla kesin olarak verdiğini de belirtti.

Hasarsız ve onarılmış rayiç değer arasındaki fark hangi bilgilerle bulunur?

Daire, fark hesabında aracın markası, modeli, yaşı ve hasar gören parçalarının dikkate alındığını vurguladı.

Daire, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 15 Mart 2018 tarihli kararına (E. 2017/1230, K. 2018/2590) atıf yaparak hesapta aracın özelliklerinin, yapılan onarım işlemlerinin, kilometresinin ve tarafların iddia ve savunmalarının da gözetilmesinin ilke olarak kabul edildiğini belirtti. Bu dosyada davalı sürücü, aracın önceki hasar kayıtlarının yeterince incelenmediğini de ileri sürmüştü; Daire bu itirazı ayrıca tartışmadan, fark yöntemine göre düzenlenen raporu usule uygun buldu ve istinaf sebeplerini reddetti.

Trafik sigortası limiti dolunca değer kaybı kusurlu sürücüden nasıl istenir?

Trafik sigortacısının sorumluluğu poliçedeki limitle sınırlıdır; limitin karşılamadığı zarar için kazaya sebep olan kişilere başvurulur. Karşı aracın kasko poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatı varsa kalan zarar bu teminattan karşılanabilir; eksik ödenen değer kaybı kararındaki dosyada değer kaybı bu teminattan ödenmişti. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesi motorlu aracın işletilmesiyle bir şeyin zarara uğramasından işleteni sorumlu tutar. KTK 91 ise işletene bu sorumluluğu karşılamak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü getirir. Sigorta, işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, yalnız limit içinde karşılar.

Kusurlu sürücü ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı fiiliyle verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu dosyada ilk derece mahkemesi, değer kaybından davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu, ancak poliçe limiti tükendiği için sigortacının sorumluluğunun kalmadığını belirtti; sigortacı hakkındaki davayı reddetti ve tazminatın tamamını sürücüye yükledi. Sigortacı hakkındaki ret istinaf edilmediğinden Daire’nin incelemesi sürücü yönüyle sınırlı kaldı.

Zarar gören, sigortacıya dava açmadan veya tahkime gitmeden önce yazılı başvuru yapmalıdır. KTK 97, sigortacının on beş gün içinde cevap vermemesi veya cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava ya da Sigorta Tahkim Komisyonu yolunu açar. Bu dosyada davacı sigortacıya e-postayla başvurmuş, limitin kalmadığı cevabını almıştı.

Konya’daki değer kaybı davasında ilk derece mahkemesi hangi tutarlara hükmetti?

Kaza 22 Eylül 2022’de oldu. Davacı şirketin aracı, dönel kavşakta ters yönde ilerleyen davalı sürücünün aracıyla çarpıştı. Kaza tespit tutanağı davalı sürücünün trafik işaret ve levhalarına uymadığını belirtti; mahkemenin aldığı bilirkişi raporu da sürücüyü yüzde 100 kusurlu buldu.

Davacı şirket 7 Temmuz 2023’te sürücü ve karşı aracın trafik sigortacısı aleyhine dava açtı. Sigortacı, davacının aracındaki hasar için kasko şirketine 30 Ocak 2023’te 100.000 TL rücu ödemesi yaptığını ve poliçe limitinin tükendiğini savundu. Konya’daki asliye ticaret mahkemesi 12 Kasım 2024’te 120.000 TL değer kaybı ve 22.500 TL araç mahrumiyeti zararının kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle sürücüden tahsiline karar verdi; sigortacı yönünden davayı reddetti.

Kararı yalnız davalı sürücü istinaf etti. Sürücü; eksik incelemeyle hazırlanan rapora dayanıldığını, önceki hasar kayıtlarının araştırılmadığını ve davaya asliye hukuk mahkemesinin bakması gerektiğini ileri sürdü. Daire, sigorta hukuku Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlendiği için davalılardan biri trafik sigortacısı olan bu davanın ticari dava olduğunu ve asliye ticaret mahkemesinin görevli bulunduğunu belirterek görev itirazını da reddetti.

KTK 90’daki “genel şartlar” atfına ne oldu?

Kararda anılan metin, KTK 90’ın 6704 sayılı Kanun’la 2016’da verilen biçimidir. Bu metnin iki cümlesindeki genel şartlara yapılan atıflar ve KTK 92’ye eklenen, Genel Şartlarla tanımlanan teminat dışındaki talepleri kapsam dışı bırakan (i) bendi, Anayasa Mahkemesi’nin 17 Temmuz 2020 tarihli, E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı kararıyla iptal edildi; karar 9 Ekim 2020’de Resmî Gazete’de yayımlandı. Daire gerekçesini bu iptale değil, zarar görenin sigorta sözleşmesinin tarafı olmamasına dayandırdı.

7327 sayılı Kanun 2021’de maddeye iki hüküm ekledi. Eklenen cümle değer kaybını aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasar gören parçaları ve hasar tutarına göre hesaplatıyor, destekten yoksun kalma ile sürekli sakatlık tazminatlarını da belirli esaslara bağlıyordu. Eklenen fıkra ise uygulama esaslarını Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumuna bırakıyordu. İkisi de Anayasa Mahkemesi’nin 29 Aralık 2022 tarihli, E. 2021/82, K. 2022/167 sayılı kararıyla iptal edildi; iptal 14 Şubat 2023’te yayımlandı. Daire bu düzenlemeye değinmedi.

KTK 90’ın bugünkü metni, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatları Kanun’daki usul ve esaslara bağlar; Kanun’da düzenlenmeyen konularda TBK’nin haksız fiil hükümleri uygulanır.

Bu dosyada sigortacı yönünden dava limit nedeniyle reddedildiği için Daire, sigortacının hesap yöntemi hakkında görüş bildirmedi. Anayasa Mahkemesi ise iki kararında da sigortacının tazminat borcunun Türk Borçlar Kanunu’ndan farklı esaslarla hesaplanmasını, zarar görenin gerçek zararının karşılanamaması riski nedeniyle Anayasa’ya aykırı buldu. Sigortacıya başvuruyorsanız 1 Temmuz 2026’dan sonra değer kaybı hesabı için eksper raporundaki kaza öncesi ve onarım sonrası piyasa değerlerini kontrol edin.

Değer kaybı davasında araç mahrumiyeti zararı hangi kalemlerle belirlendi?

Daire, mahrumiyet zararında aracın markası, model yılı, hasarın ağırlığı ve kullanılan parçaların niteliğine göre makul onarım süresinin belirlenmesi gerektiğini belirtti. Bilirkişi bu süreyi, emsal bir aracın günlük kiralama bedelini ve aracın kullanılmadığı sürede tasarruf edilen amortisman ve yakıt giderlerini hesaba katarak araç mahrumiyet tazminatı tutarını belirlemişti. Daire bu itirazı da yerinde görmedi.

Davacı, dava dilekçesinde mahrumiyet zararını sigortacıdan istememiş, yalnız sürücü yönünden talep etmişti. İlk derece mahkemesi de bu kalemden yalnız sürücü ve işleteni sorumlu tuttu.

Sigortacı limit dolduğunu söylerse zarar gören hangi belgeleri hazırlamalı?

Sigortacının limit gerekçesiyle verdiği yazılı cevabı ve yaptığı ödemelerin dökümünü isteyin; bu dosyada sigortacı, limiti kasko şirketine yaptığı rücu ödemesinin tükettiğini savunmuş, ilk derece mahkemesi de limitin tükendiğini kabul etmişti. Kaza tespit tutanağını, kusur raporunu, onarım faturalarını ve aracın kaza öncesi hasar kayıtlarını dosyaya koyun.

Örneğin limit tükendikten sonra açılan bir davada talep yalnız sigortacıya yöneltilmişse, kusurlu sürücü veya işletene karşı ayrıca talepte bulunmak gerekir. KTK’nin 109. maddesi maddi zarar taleplerini, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden başlayarak iki yıllık, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıllık zamanaşımına bağlar. Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa o süre uygulanır. Sigortacı ile sürücüye yöneltilecek talepleri birlikte planlamak, araç değer kaybı davası açılmadan önce hangi davalının hangi kalemden sorumlu olduğunu netleştirir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp