Plakası alınamayan araç bir yayaya çarptığında olayın trafik kazası olduğunu yaya ispat eder; olaydan hemen sonraki hastane başvurusu ile kolluk ve sağlık kayıtları bu ispata yetebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, plakası tespit edilemeyen aracın çarptığını ileri süren yayanın Güvence Hesabına karşı açtığı davada ilk derece mahkemesinin direnme kararını 18 Şubat 2026’da oy birliğiyle bozdu. Kurul ispat yükünü yayada bıraktı, ancak hastaneye trafik kazası beyanıyla yapılan ilk başvuruyu, kolluk ifadesini ve sağlık kayıtlarını birlikte yeterli saydı.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Güvence Hesabı davasındaki direnme kararını hangi gerekçeyle bozdu?
Kurul önce neyin, kim tarafından ispatlanacağını belirledi; ardından dosyadaki kayıtların bu ispatı sağladığı sonucuna vardı:
Karar metninden
“Yukarıda yer alan düzenleme uyarınca dava konusu olayın trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve davalı […] Hesabının sorumlu olup olmadığını ispat yükü iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran davacı tarafa aittir.”
“… hemşire gözlem tutanağında ve dosya yer alan sağlık raporlarında olayın trafik kazası olarak kayıtlara geçtiği anlaşıldığından davacının yaralanmasına neden olan olayın trafik kazasından kaynaklandığı vakıası dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından ispat edildiği sonucuna varılmıştır.”
“… davacı yaya iken plakası tespit edilemeyen bir aracın kendisine çarpması sonucu yaralandığı ve olay nedeniyle on bir gün süreyle hastane kaldığı, davacının olayın hemen akabinde hastaneye başvurduğu esnada kolluk kuvvetlerine olayın trafik kazasından kaynaklandığını beyan ettiği, ayrıca dosyada yer alan sağlık raporlarında da olayın trafik kazasından kaynaklandığının bildirildiği, bu nedenlerle dava konusu olayın trafik kazasından kaynaklandığı, yukarıda açıklanan mevzuat gereği kazaya neden olan motorlu aracın plakası belirsiz ise ve işleten sorumlu tutulamıyorsa Güvence Hesabının işletenin kusuru nispetinde sorumlu olduğu anlaşıldığından davacının uğradığı zarar kapsamı belirlenip davalı […] Hesabının zarardan sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yaralanmanın çarpmadan doğup doğmadığının araştırılması gerektiğini söyleyerek bozmuştu. Kurul ise mevcut kayıtların kazayı zaten ispatladığını kabul etti ve bozmayı bu değişik gerekçeye dayandırdı. Karar oy birliğiyle ve kesin olarak verildi:
Hüküm fıkrası
“Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı HMK’nın 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,”
“Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,”
Plakası alınamayan aracın çarptığı yayanın davası neden reddedilmişti?
Davacının anlatımına göre 15 Ağustos 2009’da yaya olarak karşıdan karşıya geçerken plakasını alamadığı bir servis aracı ona çarptı; yaralandı ve malul kaldı. Cumhuriyet başsavcılığının soruşturmasında araca ulaşılamadı ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Davacı Güvence Hesabına başvurdu, zararı karşılanmadı. Fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100 TL geçici ve 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatını kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle istedi.
Hesap, başvurunun eksik belgeyle yapıldığını ve kazaya karışan aracın ve sürücüsünün araştırılması gerektiğini savundu. Sorumluluğunun zorunlu trafik sigortası teminat limitleri ile aracın kusur oranıyla sınırlı olduğunu, geçici iş göremezliğin hesaba katılamayacağını ve temerrüdün dava tarihinde başladığını ileri sürdü.
İlk derece ticaret mahkemesi 15 Mart 2018’de davayı reddetti. Gerekçeye göre aracın plakası, sürücüsü ve işleteni belirlenememişti; davacı aracın plakasını ve araç için poliçe düzenlenmediğini ispatlayamamıştı. Bölge adliye mahkemesi 16 Haziran 2021’de istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 30 Ekim 2023’te kararı eksik araştırma gerekçesiyle bozdu. Daire, gerekirse davacının düştüğü yönündeki beyanı da gözetilerek yaralanmaların çarpmanın sonucu olup olmadığının değerlendirilmesini istedi. İlk derece mahkemesi, dere yatağına düşmenin plakasız aracın çarpmasından kaynaklandığının ispatlanamadığını ve alınacak raporun sonucu değiştirmeyeceğini belirterek direndi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 373. maddesine göre direnme kararının temyizini önce bozmayı veren daire inceler; daire direnmeyi yerinde görmezse dosyayı Hukuk Genel Kuruluna gönderir.
Plakası tespit edilemeyen araç kazasında ispat yükü kimdedir?
İspat yükü zarar görendedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi kanunda aksine hüküm yoksa her tarafı hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlü tutar. HMK’nin 190. maddesi de ispat yükünü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa verir. Kurul bu iki hükme dayanarak olayın trafik kazasından kaynaklandığını ve Hesabın sorumluluğunu davacının ispatlayacağını açıkça belirtti.
Asıl fark, neyin ispatlanacağı sorusundadır. İlk derece mahkemesi davacıdan aracın plakasını ve araç için poliçe bulunmadığını ispatlamasını beklemişti. Kurul ise uyuşmazlığı, yaralanmaya yol açan olayın trafik kazasından kaynaklandığının ispatlanıp ispatlanmadığı ve buna göre Hesabın sorumlu tutulup tutulamayacağı olarak tanımladı. Plakanın belirsiz kalması, Kurul’un kararında Hesabın sorumluluğunu doğuran koşul olarak yer aldı; davacıdan plakayı bulması beklenmedi.
Hastane ve kolluk kayıtları kazayı hangi koşullarda ispatladı?
Kurul tek bir belgeye değil, olaydan hemen sonraki hastane başvurusu ile onu destekleyen kolluk ve sağlık kayıtlarının toplamına dayandı. Davacı olaydan hemen sonra hastaneye başvurmuş ve olayı trafik kazası olarak bildirmişti. Hastanede yaklaşık on bir gün kalmıştı. Hemşire gözlem tutanağı ile dosyadaki sağlık raporları da olayı trafik kazası olarak kaydetmişti.
Davacı, hastanedeyken olaydan iki gün sonra kolluğa ifade verdi. İfadesine göre araç yaklaşıp ona hafifçe değmiş, bu temasla dere yatağına düşmüş, çarpan araç onu hastaneye götürmüş ama plakasını alamamıştı. İlk derece mahkemesi düşmenin araçtan kaynaklandığını ispatlanmış saymamıştı. Kurul ise bu anlatımı içeren kayıtlarla birlikte yaralanmaya yol açan olayın trafik kazasından kaynaklandığını kabul etti.
Kurul’un saydığı deliller arasında tanık beyanı veya kamera kaydı yoktur. Sonuç, davacının dava dilekçesindeki anlatımına değil, olaydan hemen sonraki hastane başvurusuna, iki gün sonra alınan kolluk ifadesine ve sağlık kayıtlarına dayanır. Başvurunun geciktiği, beyanların birbirini tutmadığı veya sağlık kaydında başka bir olay nedeninin yazdığı bir dosyada bu karar aynı sonucu kendiliğinden doğurmaz. Mahkeme o dosyada da kayıtların zamanına ve birbiriyle uyumuna bakar.
Güvence Hesabı plakası belirsiz araç kazasında hangi zarardan, hangi sınırla sorumludur?
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi Güvence Hesabını, zorunlu sigortalarda giderilmemiş bazı zararları bu sigortaların geçerli teminat miktarlarına kadar karşılamak için kurar. Maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için Hesaba başvurulabileceğini düzenler. Plakası bilinmeyen araçta sigortalı belirlenemediğinden bu bent uygulanır.
Bent yalnız kişiye gelen bedensel zararları sayar; araç onarımı gibi eşya zararları bu bentte yer almaz. Aynı madde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar verme yetkisini Cumhurbaşkanına bırakır. Araç bulunur ama sigortasız çıkarsa (b) bendi devreye girer. Bu durumda Hesabın yanında aracın işleteni ve sürücüsü de sorumlu tutulabildiğinden sigortasız araç kazasında tazminat talebinin muhatabı değişir.
Plakasız araç kazaları için eskiden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 108. maddesinde Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı düzenlenmişti. Bu madde 5684 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırıldı; Kurul 2009’daki kaza için Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesini ve Hesaba ilişkin yönetmeliğin 9. maddesini esas aldı. Kurul’a göre Hesap, işletenin kusuru oranında sorumludur.
Hukuk Genel Kurulu bozmasından sonra Güvence Hesabı davası nasıl sürer?
Dosya, HMK’nin 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararı veren ilk derece mahkemesine gönderildi. Aynı maddenin yedinci fıkrasına göre Hukuk Genel Kurulunun kararına uymak zorunludur. Kurul kazanın ispatlandığını kabul ettiğinden mahkeme bu kabule bağlıdır; davacının zararının kapsamını belirleyip Hesabın sorumluluğuna karar vermesi gerekir.
Kurul, Hesabın işletenin kusuru oranında sorumlu olduğunu belirtti; ancak kusur oranını belirlemedi. Teminat limiti, geçici iş göremezlik kalemi ve temerrüt tarihine ilişkin savunmaları da incelemedi. Bu itirazlar zarar hesabı yapılırken ilk derece mahkemesinin önüne gelir. Kurul bir tazminat tutarı belirlemedi.
Plakası alınamayan bir araç çarptıysa, sonradan ispat sorunu yaşamamak için kayıtların ilk günlerde doğru oluşmasını sağlayın. Hastaneye başvururken olayın trafik kazası olduğunu söyleyin ve kayda öyle geçtiğini kontrol edin. Kolluğa ifade verirken aracın nasıl temas ettiğini ve plakanın neden alınamadığını anlatın. Epikriz, sağlık raporu ve gözlem kayıtlarının örneklerini isteyin. Plakası bilinmeyen araç kazasında Güvence Hesabı başvurusu bu belgelerle hazırlanır. Başvuru sonuçsuz kalırsa açılacak trafik kazası tazminat davasında aynı kayıtlar ispat dayanağı olur.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
