Karar Notu · Ceza Hukuku

Yeşil Reçeteli İlaç İdrarda Çıkarsa Suç mu? Yargıtay Kararı 2026

Yargıtay, idrarında yalnız yeşil reçeteli ilaç etken maddesi benzodiazepin çıkan ve üzerinde uyuşturucu bulunmayan kişinin hapis cezasını kaldırıp beraatine hükmetti. Üç yıllık hüküm istinaf edilmeden kesinleşmişti. 10. Ceza Dairesi 12 Mayıs 2025’te Adalet Bakanlığının istemi üzerine kararı kanun yararına bozdu ve beraate yeniden yargılama yapılmadan kendisi hükmetti. Sonuç, maddenin ele geçmediği ve mahkûmiyetin yalnız idrardaki ilaç etken maddesine dayandığı bu dosyanın koşullarına bağlıdır.

Yargıtay yeşil reçeteli ilaç nedeniyle verilen mahkûmiyeti hangi gerekçeyle bozdu?

Daire, mahkûmiyetin yalnız idrar tahlilinde bulunan ilaç etken maddesine dayandığını ve kişide hiçbir madde ele geçirilmediğini esas aldı. Kararın gerekçesi şöyledir:

Karar metninden

“Sanığın idrar örneğinde tespit edilen Benzodiazepin (BZO) etken maddesinin yeşil reçeteyle satılan ilaçların aktif maddesi olduğu, bu maddenin kullanılmasının TCK’nın 191. maddesi kapsamında suç oluşturmayacağı gözetilmeden, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen sanık hakkında, beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.”

Daire, ilk derece kararını 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 309. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozdu. Ardından hüküm fıkrasını kendisi değiştirdi:

Hüküm fıkrası

“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,”

“Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK’nın 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE”

Böylece kesinleşmiş üç yıllık hapis hükmü, ilk derece mahkemesinde yeniden yargılama yapılmadan beraat hükmüne dönüştü.

İdrarda benzodiazepin çıkması neden kullanma suçu sayılmadı?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 191. maddesi, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almayı, kabul etmeyi, bulundurmayı ve bu maddeleri kullanmayı suç sayar. Ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Suçun konusu uyuşturucu veya uyarıcı madde olduğundan, tahlilde çıkan maddenin niteliği mahkûmiyetin dayanağını belirler.

Kanun yararına bozma istemi bu noktayı ayrıntılı biçimde açıkladı. İsteme göre benzodiazepin, TCK 188/4’te ve 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’da sayılan maddeler arasında değildi. Madde, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun’da, uyuşturucu maddelere dair 1961 tarihli Tek Sözleşme’nin 1 ve 2 numaralı cetvellerinde ve bu kanunlara dayanan Bakanlar Kurulu kararlarında da yer almıyordu.

Daire bu sayımı kendi gerekçesinde tekrarlamadı. Sonuca iki olgudan ulaştı: etken maddenin yeşil reçeteyle satılan ilaçların aktif maddesi olması ve kişide hiçbir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmemesi.

Samsun’daki yeşil reçeteli ilaç dosyası hangi aşamalardan geçti?

Soruşturma, 10 Ocak 2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu bulundurma iddiasıyla başladı. Samsun’daki ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinin 14 Ocak 2020 tarihli raporuna göre kişinin idrar örneğinde ilaç etken maddelerinden benzodiazepin bulundu. Cumhuriyet başsavcılığı 29 Ocak 2020’de erteleme kararı vermeden, TCK 191/6 uyarınca doğrudan kamu davası açtı.

TCK 191/6, erteleme süresindeki ihlal nedeniyle hakkında kamu davası açılmış kişi suçu yeniden işlediği iddiasıyla soruşturulursa yeni erteleme kararı verilmesini yasaklar. Kararda bu fıkranın uygulanmasına yol açan önceki dosyanın ayrıntısı yer almıyor.

Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesi 8 Ekim 2020’de kişiyi TCK 191/1 uyarınca üç yıl hapis cezasına mahkûm etti. Hüküm istinaf edilmeden 16 Ekim 2020’de kesinleşti. Adalet Bakanlığı 9 Ekim 2023’te kanun yararına bozma isteminde bulundu; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 7 Kasım 2023 tarihli tebliğnamesiyle dosyayı Daire’ye gönderdi.

Kesinleşmiş uyuşturucu mahkûmiyeti kanun yararına bozmayla kaldırılabilir mi?

Hüküm istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmişse bu yol açıktır. CMK’nin 309. maddesi bu olağanüstü kanun yolunu Adalet Bakanlığına tanır: hukuka aykırılığı öğrenen Bakanlık, bozma istemini yasal nedenleriyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. Başsavcılık istemi ilgili ceza dairesine verir; daire nedenleri yerinde görürse kararı kanun yararına bozar.

Hükümlü bu yolu doğrudan Yargıtay’a başvurarak işletemez. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün açıkladığı iş akışına göre talep, kararı veren ceza mahkemesine verilen dilekçeyle de başlatılabilir; dosya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla Bakanlığa ulaşır. CMK 309 bu başvuru için bir süre öngörmez; bu dosyada istem, hükmün kesinleşmesinden yaklaşık üç yıl sonra yapıldı.

CMK 310, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına da yalnız cezanın kaldırılmasını veya hafifletilmesini gerektiren hâllerde bu yola kendiliğinden başvurma yetkisi verir. Bakanlık başvurmuşsa Başsavcı bu yetkiyi artık kullanamaz.

Kanun yararına bozmada Yargıtay beraate yeniden yargılamasız nasıl hükmetti?

CMK 309/4, bozmanın sonucunu bozma nedenine göre belirler. Bozma, mahkûmiyet hükmünün esası çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kısıtlayan bir usul işlemine ilişkinse kararı veren mahkeme yeniden yargılama yapar ve önceki cezadan daha ağır ceza veremez. Bozma hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa ceza dairesi cezanın kaldırılmasına doğrudan hükmeder.

Bu dosyada Daire, bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiğini belirledi ve CMK 309/4-d uyarınca hüküm fıkrasını beraat olarak kendisi değiştirdi. İlk derece mahkemesi yeniden yargılama yapmaz ve yeni hüküm kurmaz; dosya yalnız mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verildi. CMK 309/5 uyarınca kanun yararına bozma kararına karşı direnilemez.

Daire beraati CMK 223/2-e’deki “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” nedenine dayandırdı. Fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamasına ilişkin (a) bendini uygulamadı.

Bu karar her reçeteli ilaç kullanımını suç olmaktan çıkarır mı?

Hayır; karar belirli koşullara dayanır. Morfin gibi etken maddesi kanunda uyuşturucu olarak sayılan reçeteli ilaçlar bu kararın kapsamında değildir. Kişide hiçbir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmemişti, mahkûmiyet yalnız idrardaki benzodiazepine dayanıyordu ve Daire bu etken maddeyi yeşil reçeteyle satılan ilaçların aktif maddesi olarak nitelendirdi. Kararda kişinin reçetesinin bulunup bulunmadığı tartışılmadı; Daire sonuca etken maddenin niteliğinden ve madde ele geçirilmemesinden ulaştı.

Bozma istemi, TCK 188/1 ve 188/6’daki suçları açıkça saklı tuttu. TCK 188/6, üretimi resmî izne veya satışı hekim reçetesine bağlı olup uyuşturucu veya uyarıcı etki doğuran maddelere de imal ve ticaret hükümlerini uygular. Bu durumda ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu tür ilaçları ruhsatsız satan, başkasına veren veya kullanma dışı bir amaçla bulunduran kişi bu karara dayanamaz.

Tahlilde esrar, amfetamin veya kokain gibi uyuşturucu ya da uyarıcı bir madde çıkarsa veya kişide böyle bir madde ele geçirilirse kararın koşulları oluşmaz. Dosya bu durumda kural olarak uyuşturucu kullanma suçu için öngörülen erteleme ve denetimli serbestlik kurallarına göre yürür.

İdrar testinde ilaç etken maddesi çıkan kişi hangi belgelere dayanabilir?

Önce tahlil raporunda hangi etken maddenin bulunduğunu ve raporu hangi kurumun düzenlediğini belirleyin. Bu kararda Daire’nin değerlendirmesi, raporda tespit edilen benzodiazepinin yeşil reçeteli ilaçların aktif maddesi olmasına dayandı. Kullandığınız ilacın reçetesini, muayene ve hastane kayıtlarını saklayın ve dosyaya sunun.

Aynı Daire 21 Nisan 2026 tarihli kararında (E. 2025/9425, K. 2026/5441) benzer bir sonuca ulaştı. O dosyada da kişide madde ele geçirilmemiş, Adli Tıp Kurumu raporunda antidepresan ve yeşil reçeteyle satılan ilaçların etken maddeleri bulunmuş, uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmamıştı. Kişi soruşturmada uyuşturucu kullandığını ancak tedavi gördüğünü söylemişti.

Daire, “maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanlar” dışında suçun işlendiğini gösteren kesin delil bulunmadığını belirterek o hükmü de kanun yararına bozdu ve beraate hükmetti. Şüpheli, ilk ifadesi de dâhil olmak üzere soruşturmanın her aşamasında ceza müdafii yardımından yararlanabilir. Kullandığı ilacın adını ve reçeteyi yazan hekimi ilk ifadede belirtmek, tahlil sonucunun ilaçla açıklanmasını kolaylaştırır.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp