Karar Notu · Ceza Hukuku

Kamera Görüntüsünden Teşhis ve Yağma Bozması 2026

Kamera görüntüsünden teşhis, mağdurun teşhisten emin olmadığı ve görüntü kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunda sanığa ilişkin tam tespit yapılamadığı bir dosyada nitelikli yağma mahkûmiyetine yetmedi. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 17 Aralık 2025 tarihli kararında, mağdurun olay sırasında failin yüzünü görmediğini ve sanığı kendisine gösterilen kamera görüntülerinden teşhis ettiğini dikkate aldı. Sanığın suçu ısrarla inkâr ettiğini de gözeten Daire, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı için beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulmasını hukuka aykırı buldu.

Yargıtay nitelikli yağma mahkûmiyetini hangi gerekçeyle bozdu?

Daire, sanığın inkârını, teşhisin nasıl yapıldığını, mağdurun duruşmadaki beyanını ve görüntü kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunu birlikte değerlendirdi. Kararın gerekçesi şöyledir:

Karar metninden

“Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, olay tarihinde, mağdurun evine doğru yürüdüğü sırada, sanıklar […] ve […] ile suça sürüklenen çocuk […]’ın bir süre mağduru takip ettikleri ve mağdurun koşmaya başlaması üzerine mağduru yakaladıkları, sanıklardan […]’ın mağdura bıçak doğrulttuğu, sanık […]’un mağduru omzundan tuttuğu, bu sırada suça sürüklenen çocuğun mağdurun cebinde bulunan Iphone marka cep telefonunu aldığı ve sanıklarla birlikte olay yerinden uzaklaştıkları ilk derece mahkemesince kabul edilerek, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu ancak dosya kapsamına göre, sanığın alınan beyanlarında ısrarla, olay yerinde olmadığını ve üzerine atılı suçu işlemediğini beyan ettiği, canlı teşhis tutanağına göre, olay sırasında mağdurun sanığın yüzünü görmediğini belirterek, kendisine gösterilen kamera görüntülerinden sanığı teşhis ettiğinin anlaşıldığı, mağdurun mahkeme huzurunda alınan beyanında, teşhisinden emin olmadığını belirttiği, görüntü kayıtlarına ilişkin alınan bilirkişi raporunda da, sanığa ilişkin tam tespit yapılamadığının anlaşılması karşısında, sanığın mahkumiyetini gerektirecek her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, sanık hakkında beraat hükmü yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.”

Bozma, teşhisteki ve bilirkişi raporundaki belirsizliğe dayanıyor. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen HTS (telefonun baz istasyonu ve görüşme) kayıtları ve sanığın başka bir ilde bulunduğu savunması hakkında Daire ayrı bir değerlendirme yapmadı.

Daire, istinaf başvurusunu düzelterek esastan reddeden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesi kararını 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca oy birliğiyle bozdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi onama yönündeydi; Daire bu görüşe katılmadı:

Hüküm fıkrası

“Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,”

Kamera görüntüsünden teşhis mahkûmiyete ne zaman yetmez?

Teşhis, dosyadaki diğer delillerle birlikte sanığın suçu işlediğini şüpheye yer bırakmayacak biçimde gösteremiyorsa mahkûmiyete yetmez. CMK 217, suçun hukuka uygun elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceğini ve hâkimin delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edeceğini düzenler. Kamera görüntüsü ve teşhis tutanağı da bu delillerdendir; hâkim kararını yalnız duruşmada tartışılan delillere dayandırabilir ve Daire’nin dayandığı içtihada göre şüphe sanık yararına değerlendirilir.

Daire bu ilke için Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13 Kasım 2018 tarihli kararına (E. 2017/6-1147, K. 2018/519) atıf yaptı. Kararda aktarılan Genel Kurul görüşüne göre “Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir”. CMK 223/2-e de yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verileceğini öngörür.

Daire, yağma ve hırsızlık gibi ani gelişen suçlarda çoğu zaman tek delilin mağdur beyanı olduğunu da kabul etti. Akla, mantığa ve dosyaya uyan, denetlenebilir bir mağdur beyanına itibar edilebileceğini belirtti. Ancak akla, mantığa ve dosyaya uymayan bir beyana, başka türlü ispat imkânı varken ve doğurduğu şüphe giderilmeden itibar edilemeyeceğini ekledi. İncelenen dosyada mağdur, teşhisinden emin olmadığını mahkeme önünde kendisi söyledi.

Nitelikli yağma suçunun cezası ne kadar?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 148. maddesi, cebir veya tehditle bir başkasını bir malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmayı yağma sayar. Bu suçun cezası altı yıldan on yıla kadar hapistir. Tehdit, kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına saldırı ya da malvarlığı bakımından büyük zarar tehdidi olmalıdır.

TCK 149/1 sekiz nitelikli hâl sayar; silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte veya gece vaktinde işlenme bunlar arasındadır. Bu hâllerden biriyle işlenen yağmanın cezası on yıldan on beş yıla kadar hapistir. İncelenen dosyada ilk derece mahkemesi bu üç nitelikli hâli birlikte uygulamıştı.

TCK 168/3, yağmada etkin pişmanlık için ayrı indirim oranları öngörür. İndirim için failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen gidermesi gerekir. Giderim kovuşturma başlamadan önce olmuşsa cezanın yarısına kadarı, kovuşturma başladıktan sonra ve hükümden önce olmuşsa üçte birine kadarı indirilir. Kısmen geri verme veya tazminde indirim için mağdurun rızası da gerekir. Mahkeme bu maddeyi de uygulamıştı; indirimin oranı ve dayandığı olgular kararda yer almıyor.

Kararda sanık neden nitelikli yağmadan mahkûm edilmişti?

İlk derece mahkemesinin kabulüne göre iki sanık ve suça sürüklenen bir çocuk, evine yürüyen mağduru takip etti ve mağdur koşmaya başlayınca onu yakaladı. Sanıklardan biri mağdura bıçak doğrulttu, diğeri mağduru omzundan tuttu; çocuk da mağdurun cebindeki cep telefonunu aldı ve birlikte uzaklaştılar.

Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi 25 Mayıs 2023’te temyiz eden sanığı nitelikli yağma suçundan 5 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti. Mahkeme TCK 149/1-a, c ve h ile TCK 168/3’ü uyguladı ve hak yoksunluklarına hükmetti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesi 4 Ekim 2023’te hükmü yalnız yargılama giderleri yönünden düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetti.

Sanık müdafii temyiz dilekçesinde sanığın olay saatinde Tekirdağ’da bulunduğunu, HTS kayıtlarının bunu doğruladığını, Adli Tıp Kurumu raporuna göre failler ile sanığın benzemediğini ve teşhis tutanağını kabul etmediklerini ileri sürdü. Müdafi, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesini istedi.

Yağma dosyası bozmadan sonra ilk derece mahkemesinde nasıl ilerler?

Daire, dosyanın CMK 304/1 uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, karar örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verdi. CMK 307 uyarınca mahkeme ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar; ardından bozmaya uyabilir veya direnebilir. Bozma kararı beraati kendiliğinden doğurmaz; mahkeme bozmaya uyarsa beraat kararını kendisi verir.

Bozmaya uyularak verilen yeni karara karşı yalnız temyiz yoluna başvurulabilir. Direnme kararı önce bozmayı veren 6. Ceza Dairesine gider; Daire kararını düzeltmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Hüküm yalnız sanık müdafii tarafından temyiz edildiği için yeniden verilecek ceza, önceki 5 yıl 6 ay hapis cezasından daha ağır olamaz.

Teşhise dayanan bir yağma suçlamasında savunma hangi olgulara dayanır?

Teşhise dayanan bir suçlamada önce mağdurun olay sırasında failin yüzünü görüp görmediğini ve teşhisin nasıl yapıldığını tutanaktan belirleyin. Bu kararda teşhisin olay anındaki gözleme değil, mağdura gösterilen kamera görüntülerine dayanması, Daire’nin birlikte değerlendirdiği olgulardan biriydi. Mağdurun duruşmadaki beyanını tutanaktaki teşhisle karşılaştırın; teşhisten emin olmadığını söylerse bu beyanın duruşma tutanağına aynen geçmesini isteyin.

Görüntülerin bilirkişiye incelettirilmesini isteyin ve raporun görüntüdeki kişiyi sanıkla kesin olarak eşleştirip eşleştirmediğine bakın. Raporda eksik veya çelişkili bir tespit varsa bilirkişi raporuna itiraz yoluyla ek inceleme talep edilebilir. Yetişkin sanıklar hakkındaki yağma davalarına ağır ceza mahkemesi bakar; şüpheli, soruşturmanın her aşamasında, ilk ifadesi sırasında da dâhil olmak üzere ceza davalarında müdafi yardımından yararlanabilir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp