
İcra takibinde zamanaşımı kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlunun bunu ödeme emrine itiraz ederken ya da icra mahkemesine başvururken ileri sürmesi gerekir. Hangi yolun açık olduğu takibin ilamlı veya ilamsız olmasına ve takibin kesinleşip kesinleşmediğine bağlıdır. Elinizdeki belge ödeme emri veya icra emri ise önce tebliğ tarihini not edin; yedi günlük süre buradan işler.
Eski borçta icra takibinde zamanaşımı nedir, hangi süreler uygulanır?
Zamanaşımı, alacaklının hakkını belirli süre içinde kullanmaması hâlinde borçluya borcu ödememe def’i kazandırır; borç ortadan kalkmaz, ancak borçlu def’iyi ileri sürerse alacak icra yoluyla tahsil edilemez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi kanunda başka süre yoksa her alacağı on yıllık zamanaşımına bağlar. Kira bedeli, anapara faizi ve ücret gibi dönemsel edimler ile bazı küçük çaplı alacaklar için süre beş yıldır. Bu süreler sözleşmeyle değiştirilemez ve süre alacağın muaccel olduğu günden işlemeye başlar.
Takibin türüne göre dayanak değişir:
- Ödeme emriyle başlayan ilamsız takipte alacağın türüne göre on veya beş yıllık süre aranır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 39. maddesi, ilama dayanan takibin son muamele üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını düzenler.
- Noter senedine dayanan takip, senedin niteliğine göre borçlar veya ticaret kanunlarındaki zamanaşımına tabidir.
Asıl alacak zamanaşımına uğradıysa ona bağlı faiz de zamanaşımına uğrar. Hâkim zamanaşımını kendiliğinden göz önüne alamaz; Türk Borçlar Kanunu’nun 161. maddesi bu nedenle def’inin borçlu tarafından ileri sürülmesini gerektirir. Önceden zamanaşımından vazgeçmek de mümkün değildir.
Ödeme emrine zamanaşımı itirazı 7 gün içinde nasıl yapılır?
İlamsız takipte borçlu, İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesine göre ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine dilekçeyle veya sözlü olarak itiraz eder. Zamanaşımı da bu itirazda ileri sürülür. Kanun itirazda sebep göstermeyi zorunlu tutmaz; yine de “borç zamanaşımına uğramıştır” cümlesini dilekçeye açıkça yazmak, def’inin süresinde ileri sürüldüğünü ispatlar.

Dilekçede takip dosya numarasını, alacağın doğduğu veya muaccel olduğu tarihi ve borcun hangi süreye tabi olduğunu belirtin. Alacaklı kısmi ödeme veya ikrar gibi bir olayla sürenin kesildiğini söylerse itirazı bu olaya göre yanıtlayın. Borcun ödendiği iddiası ise ayrı bir meseledir; borç ödendiği hâlde dosyanın kapanmaması durumunda izlenecek yol farklıdır. İtirazın genel şekli ve sonuçları için icra takibine itiraz yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Takibin nasıl başladığını anlamak için tebliğ edilen belgeye bakın. Başlığında ödeme emri yazan ve ilam eklenmemiş bir belge ilamsız icra takibine işaret eder.
İlamlı takipte icra emri tebliğinden sonra zamanaşımı nasıl ileri sürülür?
Mahkeme kararına dayanan ilamlı icra takibinde borçluya ödeme emri değil icra emri tebliğ edilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 33. maddesi, icra emrinin tebliği üzerine borçlunun yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebileceğini düzenler. İtiraz yeri bu nedenle icra dairesi değil icra mahkemesidir.
İcra mahkemesi ilamın zamanaşımına uğradığı, kesildiği veya durduğu iddiasını resmî vesikalara göre inceler ve icranın geri bırakılmasına ya da devamına karar verir. Tebliğden sonraki dönemde doğan zamanaşımı sebeplerine dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Mahkeme talebi reddederse istinaf veya temyiz yoluna gidilebilmesi için teminat yatırma şartı vardır; borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalırsa istirdat hakkı saklıdır.
Takip kesinleştikten sonra zamanaşımı itirazı icra mahkemesine nasıl yapılır?
Süresinde itiraz edilmediği için takip kesinleşmiş ve haciz başlamış olsa bile zamanaşımı iddiası kapanmaz. İcra ve İflas Kanunu’nun 71. maddesinin ikinci fıkrası, takibin kesinleşmesinden sonra borcun zamanaşımına uğradığı ileri sürülürse 33/a maddesinin kıyasen uygulanacağını belirtir. Borçlu bu nedenle icra mahkemesine başvurur ve mahkeme resmî vesikaları inceler.
Ödeme veya mühlet iddiasında noter onaylı belge aranır; zamanaşımı için ise aynı belge şartı kanun metninde yer almaz. Başvuru dilekçesine alacağın muaccel olduğu tarihi gösteren belgeyi, takip talebini ve tebligat evrakını ekleyin. Mahkeme icranın geri bırakılmasına karar verirse alacaklının bu karara karşı dava hakkı ayrıca doğar. Borcun hiç doğmadığı iddiası ise zamanaşımından ayrı olarak menfi tespit davasıyla ileri sürülebilir.
Zamanaşımı ne zaman kesilir veya durur, süre yeniden işler mi?
Zamanaşımı süresi dolmuş görünse de süre arada kesilmiş veya durmuş olabilir; bu yüzden hesaba başlamadan önce olayları tarih sırasıyla çıkarın. Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesine göre borçlunun borcu ikrar etmesi, faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması, rehin ya da kefil vermesi süreyi keser. Alacaklının dava açması veya icra takibi yapması gibi işlemler de aynı sonucu doğurur.
Kesilmeden sonra yeni süre işlemeye başlar. Türk Borçlar Kanunu’nun 156. maddesi, borcun senetle ikrar edilmesi veya mahkeme kararına bağlanması hâlinde yeni sürenin her zaman on yıl olduğunu söyler. İcra takibiyle kesilmişse süre, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Kısa bir kontrol listesi şöyledir:
- Borçlu olarak yaptığınız kısmi ödemeleri, faiz ödemelerini ve yazılı kabul içeren yazışmaları tarihleriyle çıkarın.
- Alacaklının daha önce açtığı dava ve başlattığı takipleri dosya numaralarıyla tespit edin.
- Velayet, vesayet veya evlilik sürerken eşler arasındaki alacaklar gibi durma sebeplerinin bulunup bulunmadığına bakın.
Süre başlangıç günü sayılmadan hesaplanır ve son gün de geçince tamamlanır.
İcranın geri bırakılması kararından sonra alacaklı 7 günde dava açmazsa ne olur?
İcra mahkemesi icranın geri bırakılmasına karar verirse alacaklı karar kesinleşince onun kendisine tebliğinden sonra yedi gün içinde genel mahkemede zamanaşımının gerçekleşmediğini ispat için dava açabilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 33/a maddesi, alacaklı bu süre içinde dava açmazsa ilamın zamanaşımına uğradığı hususunun kesin hüküm teşkil edeceğini düzenler.
Alacaklı süresinde dava açarsa uyuşmazlık genel mahkemede görülür. İcranın devamına karar verilmişse borçlu için teminat hükmü uygulanır; borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalırsa istirdat hakkı saklı kalır. Geri bırakma kararını takibin iptalinden ayırın: mahkeme dosyada icrayı durdurur, alacağı hukuken sona erdirmez.
Yedi günlük itiraz süresi kaçırıldıysa gecikmiş itiraz mümkün mü?
Yedi günlük süre geçtiyse itiraz hakkı kural olarak düşer; tek yol kusursuz bir mani sebebi göstermektir. İcra ve İflas Kanunu’nun 65. maddesi, kusuru olmayan bir engel yüzünden süresinde itiraz edemeyen borçlunun engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini delilleriyle bildirmesine imkân verir. Mazeretin kabule şayan olup olmadığını icra mahkemesi inceler; kabul ederse takip durur.
Örneğin tebligat sırasında hastanede yatan borçlunun mazereti, hastane kaydı gibi delillerle ortaya konur. Süre kaçmışsa zamanaşımı iddiası için dördüncü bölümde anlatılan icra mahkemesi başvurusu da düşünülmelidir. Sürelerin hesabında ve dosyaya hangi başvurunun uygun olduğunun belirlenmesinde Ankara icra avukatı desteği alınabilir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
