Karar Notu · Tüketici Hukuku

Ayıplı Araçta İthalatçının Sorumluluğu: Yargıtay Kararı 2026

Ayıplı araçta ithalatçının sorumluluğu, ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değişim taleplerinde satıcıyla birlikte doğar; tüketici bu iki talebi doğrudan ithalatçıya da yöneltebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 13 Mayıs 2024 tarihli kararında, garanti süresi içinde aynı akü kaynaklı arızanın tekrarladığı sıfır kilometre bir otomobil için ithalatçı aleyhine verilen misliyle değişim kararını onadı. Dosyada ithalatçının yalnız distribütör olduğu, ayıbın 30 gün içinde bildirilmediği ve bilirkişi keşfinde arızanın görülmediği savunmaları sonucu değiştirmedi.

Yargıtay ithalatçı aleyhine misliyle değişim kararını neden onadı?

Daire, ithalatçının temyiz itirazlarını reddetti ve Bölge Adliye Mahkemesinin aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine ilişkin kararını oy birliğiyle onadı. Onamanın gerekçesi şöyledir:

Karar metninden

“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunduğunun bilirkişi raporunda da tespit edildiği ve davacının dava dilekçesinde aynı arızanın tekrarladığını beyan ettiği ve dosyaya kazandırılan servis kayıtlarından durumun teyit edilmiş olduğunun anlaşılmasına ve davacı lehine aracın fatura bedeli üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna uygun olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.”

Daire, sonucu üç olguya bağladı: bilirkişinin üretim ayıbı tespiti, tüketicinin tekrarlayan arıza beyanı ve bu beyanı doğrulayan servis kayıtları. Davalının cevap aşamasında ileri sürdüğü distribütörlük ve 30 günlük ihbar savunmalarını Daire ayrıca tartışmadı; onamayı Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere de dayandırdı.

Hüküm fıkrası

“Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,”

Akü arızalı sıfır araç davasında mahkemeler nasıl karar verdi?

Tüketici 17 Şubat 2021’de yetkili satıcıdan 230.090,54 TL bedelle 2021 model sıfır kilometre bir otomobil aldı. Kısa süre sonra arıza ve akü lambaları yandı; yetkili servis lityum akü kaynaklı enjeksiyon arızası tespit edip aracı garanti kapsamında onardı. Araç aynı arıza nedeniyle iki kez daha servise girdi. Tüketici 26 Kasım 2021’de noter ihtarnamesiyle misliyle değişim istedi, talep karşılanmayınca 21 Ocak 2022’de davayı açtı.

İlk derece mahkemesi davayı reddetti. 27 Aralık 2022 tarihli bilirkişi raporu akü arızasını gizli ayıp olarak nitelendirmiş, ancak aracın çalışır durumda olduğunu, arıza ışığının yanmadığını ve aracın yetkili serviste onarıldığını belirtmişti; mahkeme arızanın onarım hakkının kullanılmasıyla giderildiği sonucuna vardı. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tüketicinin istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırdı. Mahkeme aracın aynı model ve tipte ayıpsız misliyle değiştirilmesine, eski aracın rehin ve haciz gibi her türlü kısıtlamadan arındırılmış olarak davalıya iadesine hükmetti.

Temyizde davalı; satıcı olmadığı için sorumlu tutulamayacağını, onarım hakkını kullanan tüketicinin başka bir hakka geçemeyeceğini ve sözleşmeden dönme ile bedel indiriminin yalnız satıcıya yöneltilebileceğini ileri sürdü. Tüketici ise vekâlet ücretinin aracın dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanmasını istedi. Yargıtay iki tarafın temyizini de reddetti ve vekâlet ücretinin fatura bedeli üzerinden belirlenmesini yerinde buldu.

Misliyle değişim ithalatçıya karşı da istenebilir mi?

Evet. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 11. maddesi tüketiciye dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değişim. Sıfır araç ayıplı çıktığında tüketici bu haklardan birini seçer. Maddenin ikinci fıkrasına göre ücretsiz onarım ve misliyle değişim hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir; bu iki talebin yerine getirilmesinden satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta tüketici talebin tamamını sorumlulardan dilediğine yöneltebilir.

Kanun’un 3. maddesi ithalatçıyı, malı ticari veya mesleki amaçla ithal ederek satım veya benzeri bir yolla piyasaya süren kişi olarak tanımlar. Davalı kendisini yalnız satış ve satış sonrası hizmetleri üstlenen bir distribütör olarak tanıttı; Bölge Adliye Mahkemesi ise onu ithalatçı kabul etti:

Karar metninden

“davalının ithalatçı olması nedeniyle sorumluluğunun ve husumet ehliyetinin bulunduğu, öte yandan 6502 sayılı Kanun’da ayıp ihbarının yapılmasına yönelik herhangi bir düzenlemenin de bulunmaması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddedilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu”

İthalatçının sorumluluğunun iki sınırı vardır. Kanun’un 11. maddesi sözleşmeden dönme ve bedelden indirim için ithalatçıyı anmaz; bu talepler kural olarak satıcıya yöneltilir. Ancak onarımdan sonra mal garanti süresi içinde yeniden arızalanırsa 56. maddenin üçüncü fıkrası, tüketicinin seçtiği diğer hak yerine getirilmediğinde satıcı, üretici ve ithalatçıyı müteselsilen sorumlu tutar. Ayrıca ithalatçı, ayıbın mal kendisi tarafından piyasaya sürüldükten sonra doğduğunu ispat ederse sorumlu tutulmaz. Bu dosyada bilirkişi raporu ayıbın üretimden kaynaklandığını gösteriyordu.

Ayıp 30 gün içinde bildirilmezse misliyle değişim hakkı kaybedilir mi?

Bu dosyada kaybedilmedi. Davalı, aracın 17 Şubat 2021’de teslim alındığını ve ayıbın 30 gün içinde bildirilmediğini savundu. Bölge Adliye Mahkemesi, 6502 sayılı Kanun’da ayıp ihbarına yönelik bir düzenleme bulunmadığını belirterek bu savunmayı kabul etmedi; Yargıtay da kararı onadı.

6502 sayılı Kanun’da tüketici bakımından öngörülen süre zamanaşımıdır. Kanun’un 12. maddesine göre kanunlarda veya sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmemişse ayıplı maldan sorumluluk, ayıp sonradan ortaya çıksa bile teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ayıp ağır kusur ya da hileyle gizlenmişse zamanaşımı uygulanmaz. İncelenen dosyada dava teslimden yaklaşık on bir ay sonra açıldı.

Kanun’un 10. maddesi teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıbın teslim anında var olduğunu kabul eder ve aksini ispat yükünü satıcıya bırakır; malın veya ayıbın niteliği bu karineyle bağdaşmıyorsa karine uygulanmaz.

Ayıbı fark ettiğinizde talebinizi noter ihtarnamesi gibi tarihi belli bir yolla bildirin. Misliyle değişim talebi satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltildiği andan itibaren en çok otuz iş günü içinde yerine getirilmelidir.

Bilirkişi keşfinde arıza görünmezse tüketici başka seçimlik hakka geçebilir mi?

Geçebilir; garanti süresinde tekrarlayan arıza, keşif günü belirti vermese de diğer seçimlik haklara yol açabilir. İlk derece mahkemesi keşifte arıza ışığının yanmadığını esas almıştı. Bölge Adliye Mahkemesi ise arızanın tekrarına baktı:

Karar metninden

“her ne kadar dosyada alınan son bilirkişi raporunda keşif tarihi itibariyle araçta arıza ışıklarının yanmadığı belirtilmiş ise de dava konusu aracın, henüz 2 yıllık garanti süresi dolmadan neredeyse bayiden çıktıktan hemen sonra birden fazla kez aynı şekilde arızalandığı, bu haliyle araçtaki arızanın kronik bir arıza olduğunun açıkça belirgin olduğu, tüketiciden 0 km ve çok yüksek bir fiyat vererek almış olduğu aracı bu şekilde kullanmasının beklenemeyeceği dolayısıyla 6502 sayılı Kanun’un 56/3. maddesi gereği tüketici davacının aynı Kanun’un 11 inci maddesinde yer alan seçimlik haklarını kullanabileceği”

Kanun’un 56. maddesi garanti süresini teslimden başlayarak en az iki yıl olarak belirler. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre onarım hakkını kullanan tüketici, mal garanti süresi içinde tekrar arızalanırsa, azami tamir süresi aşılırsa veya tamirin mümkün olmadığı anlaşılırsa diğer seçimlik haklarını kullanabilir; satıcı bu talebi reddedemez. Talep yerine getirilmezse satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Davalının onarım hakkı bir kez kullanıldığı için tüketicinin başka hakka geçemeyeceği savunması bu hüküm karşısında sonuç doğurmadı.

Arıza aralıklı ortaya çıkıyorsa, dava öncesinde ayıplı araçta delil tespiti istemek arızanın varlığını erken bir tarihte kayda geçirir.

Benzer dosyada tüketici ithalatçıya karşı hangi belgelere dayanır?

Bu kararda sonucu servis kayıtları, bilirkişinin üretim ayıbı tespiti ve noter ihtarnamesi belirledi. Her servis girişinde iş emrini veya servis formunu alın; tarih, kilometre, arıza tanımı ve değişen parça bu belgede yazılı olsun. Garanti belgesini üretici veya ithalatçı düzenler; davalıyı belirlerken bu belgedeki şirket unvanına bakın.

Tüketici hakem heyetinin görev alanını aşan uyuşmazlıklarda dava tüketici mahkemesinde açılır ve tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak Kanun’un 73/A maddesi uyarınca dava şartıdır. Tüketicilerin tüketici mahkemesinde açtığı davalar Kanun’un 73. maddesi uyarınca harçtan muaftır.

Tüketici davalarında satıcı ile ithalatçı birlikte davalı gösterilip müteselsil sorumluluklarına hükmedilirse, misliyle değişim kararı ikisinden birine karşı yerine getirilebilir. Bu dosyada olduğu gibi eski aracın rehin ve haciz gibi her türlü kısıtlamadan arındırılmış olarak iadesine hükmedilebileceğinden, araç üzerinde kredi rehni varsa iade aşamasında bu kaydın nasıl kaldırılacağını önceden planlayın.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp