Karar Notu · Ceza Hukuku

Uyarı Amacıyla Söylenen Sözde Tehdit Kastı Var mı? Yargıtay Kararı 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, engelli bir öğrenciye baskı yaptığı bildirilen öğrencileri sert sözlerle uyaran okul müdür yardımcısının tehdit kastıyla hareket etmediğine karar verdi. Daire 24 Eylül 2025 tarihli kararında konuşmanın bütününe ve sözlerin bir öğrenciye zarar verilmesini önleme amacına baktı; tehdit suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını kabul etti. İlk derece mahkemesinin beraat, istinaf mahkemesinin 3.360 TL adli para cezası verdiği dosyada mahkûmiyet oy birliğiyle bozuldu ve dosya yeniden hüküm kurulmak üzere istinaf mahkemesine gönderildi.

Yargıtay okul müdür yardımcısının tehdit mahkûmiyetini hangi gerekçeyle bozdu?

Daire, istinaf mahkemesinin sözleri tehdit saymasını kabul etmedi ve sözlerin söylendiği ortamı, konuşmanın tamamıyla birlikte ele aldı. Kararın belirleyici gerekçesi şöyledir:

Karar metninden

“…somut olayda, sanığın atılı tehdit suçunu işlediği kabul edilmiş ise de; olayın oluş şekli, tanık beyanları, sanığın aşamalardaki savunmaları ile katılanın olay sırasında telefonuyla kaydettiği ses kaydının çözümüne ilişkin tutanakla tespit edilen sanığın konuşmasının bütünlüğü de gözetildiğinde, okul müdür yardımcısı ve disiplin kurulu başkanı olan sanığın, katılan ile arkadaşlarının hafif zeka geriliği bulunan […] isimli öğrenciye zarar vermelerini engellemek amacıyla ikaz niteliğinde bahse konu sözleri sarf ettiği, tehdit suçunun varlığı için objektif olarak ciddi nitelikte olması gerektiği, sanığın tehdit kastıyla hareket etmediği bu itibarla atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.”

Gerekçede iki koşul yan yana anılır: sözün nesnel olarak ciddi olması ve failin tehdit kastıyla hareket etmesi. Daire, sanığın sözleri ikaz amacıyla söylediğini ve tehdit kastı taşımadığını belirterek suçun yasal unsurlarının oluşmadığı sonucuna vardı. Hüküm şöyle kuruldu:

Hüküm fıkrası

“Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, sanık ve katılanlar vekillerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,”

“Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,”

Bozmayı isteyenler arasında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı da vardı. Savcı temyiz dilekçesinde sanığın tehdit kastı bulunmadığını ve sözlerinin ikaz niteliğinde olduğunu ileri sürmüştü.

Tehdit suçunda sözün ciddiliği ve tehdit kastı neden aranır?

Tehdit kasten işlenen bir suç olduğu için sözün yanında failin iradesi de aranır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 106. maddesi, bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişiyi cezalandırır. Bu hâlin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir; suç kadına karşı işlenmişse cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. TCK 21’e göre kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.

Daire bu kararda “objektif olarak ciddi” ölçütünü ayrıca tanımlamadı. Ancak konuşmanın bütünlüğüne ve sözlerin amacına bakması, sözün söylendiği bağlam içinde okunduğunu gösterir. Kast yönünden Daire, sanığın sözleri katılan ve arkadaşlarının bir öğrenciye zarar vermelerini engellemek amacıyla söylediğini kabul etti.

Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi gibi tehdit suçunun nitelikli hâlleri cezayı iki yıldan yedi yıla kadar hapse çıkarır. Bu dosyada istinaf mahkemesi suçun temel hâlini uygulamıştı.

Okul müdür yardımcısı hangi olay üzerine öğrencileri odasına çağırdı?

Karara göre okul müdür yardımcısı ve aynı zamanda disiplin kurulu başkanı olan sanığa, bir kaynaştırma öğrencisine yönelik baskı iletildi. Bildirilen olaylara göre lise 11. sınıf öğrencisi olan katılan ve arkadaşları, bu öğrenciyi okulda sigara içtiklerini ihbar ettiği düşüncesiyle tehdit etmişti. Öğrenciyi asıl sigara içenin kendisi olduğunu itiraf etmeye de zorlamışlardı. Kararda öğrenciye yönelik başka tehditler de anlatılır.

Bunun üzerine sanık katılanı ve arkadaşlarını odasına çağırdı. Kararda aktarılan sözler şunlardır:

Karar metninden

“[…] ’un başına bir şeyler gelirse sizi ayağımın altına alırım, öldürürüm”

Katılan konuşmayı telefonuyla kaydetti. Kaydın çözümü bir tutanakla dosyaya girdi ve Yargıtay aşamasında sözlerin bağlamını gösteren deliller arasında yer aldı.

Tehdit davasında ilk derece, istinaf ve Yargıtay hangi kararları verdi?

Asliye Ceza Mahkemesi 29 Nisan 2021’de tehdit suçunun yasal unsurları oluşmadığı için sanığın beraatine karar verdi. Dayanak, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması hâlinde beraati öngören 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 223. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendiydi.

Katılanlar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, 10 Ocak 2023’te beraat hükmünü CMK 280/2 uyarınca kaldırdı. Bu hüküm, bölge adliye mahkemesine duruşma sonunda ilk derece hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurma yetkisi verir. İstinaf mahkemesi sanığı TCK 106/1’in ilk cümlesinden mahkûm etti.

Cezada haksız tahrik (TCK 29) ve takdiri indirim (TCK 62) uygulandı. Kısa süreli hapis cezası TCK 50 uyarınca adli para cezasına çevrildi ve sonuç 3.360 TL oldu. Haksız tahrik, haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle suç işleyen kişinin cezasını indirir. Kararda istinaf mahkemesinin bu indirimi hangi fiile dayandırdığı ve indirimlerden önceki hapis süresi yer almıyor.

Hükmü Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık, katılan öğrencinin vekili ve katılan Bakanlık vekili temyiz etti. Sanık ve savcı, gerekçeli kararı hüküm duruşmasına katılmayan bir üyenin imzaladığını da ileri sürdü. Katılan vekili cezanın eksik olduğunu ve lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğini savundu; Bakanlık vekili yalnız vekâlet ücreti istedi. Yargıtay bozmayı tehdit suçunun unsurlarına dayandırdı ve imza itirazını gerekçede ayrıca tartışmadı.

Konuşmanın bütünü ve ses kaydı tehdit iddiasında neden belirleyici oldu?

Daire sözleri konuşmadan koparmadı. Olayın oluş şeklini, tanık beyanlarını, sanığın aşamalardaki savunmalarını ve ses kaydının çözüm tutanağını birlikte gözetti. Kayıt sayesinde aynı cümle, konuşmanın tamamı içinde okunabildi.

Gerekçede sanığın görevi de açıkça anılır: sözleri söyleyen kişi okul müdür yardımcısı ve disiplin kurulu başkanıydı. Sanık, kendisine iletilen ve bir öğrenciye yönelen baskıyı ele alıyordu. Daire sözlerin amacını bu görev ve olay akışı içinde belirledi. Kaydın katılan tarafından alınmış olması ve hukuka uygunluğu kararda tartışılmadı.

Örneğin aynı sözler, ortada korunacak bir öğrenci olmadan kişisel bir husumet içinde söylenseydi, Daire’nin dayandığı zararı engelleme amacı bulunmayacaktı. Karar, yetki sahibi birinin sert sözlerinin her durumda suç dışında kaldığını söylemiyor; sonucu bu olaydaki amaca ve konuşmanın bütünlüğüne bağlıyor.

Yargıtay bozmasından sonra tehdit dosyası istinaf mahkemesinde nasıl ilerler?

Daire dosyayı CMK 304/2 uyarınca hükmü bozulan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderdi. Bu hükme göre bozulan karar istinaf başvurusunun esastan reddi ise dosya kural olarak ilk derece mahkemesine, diğer hâllerde bölge adliye mahkemesine gider. Bu dosyada istinaf mahkemesi ilk derece hükmünü kaldırıp yeni hüküm kurduğu için dosya ona döndü.

CMK 307’ye göre davaya yeniden bakacak mahkeme önce ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. İstinaf mahkemesi bozmaya uyarak yeni hüküm kurabilir ya da önceki hükmünde direnebilir. Direnme kararını önce 6. Ceza Dairesi inceler; yerinde görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.

Bozma kararı sanık hakkında kurulmuş bir beraat hükmü değildir; yeni hükmü istinaf mahkemesi kuracaktır. Bozmadan sonra verilen karar bu notta incelenmedi.

Sert sözler nedeniyle tehdit suçlamasıyla karşılaşan kişi hangi olgulara dayanabilir?

Bu kararda sonucu üç olgu belirledi: sözlerin bir öğrenciye zarar verilmesini engelleme amacıyla söylenmesi, sanığın okuldaki disiplin görevi ve konuşmanın tamamının kayıtla ortaya konması. Daire bunları tanık beyanları ve sanığın savunmalarıyla birlikte değerlendirdi.

Benzer bir suçlamada sözün öncesini ve sonrasını gösteren kayıtların, mesajların ve tanık anlatımlarının dosyaya getirilmesini isteyin. Sözü hangi davranışı durdurmak için söylediğinizi, olay anına yakın tarihli yazışma veya bildirimlerle gösterin. Daire tanık beyanlarıyla birlikte sanığın aşamalardaki savunmalarını da gözetti; olayı ilk ifadeden başlayarak doğru ve eksiksiz anlatın.

Tehdit iddiası yalnız şikâyetçinin anlatımına dayanıyorsa, silahla tehdit suçunda beraat kararında olduğu gibi şüpheden sanığın yararlanması ilkesi gündeme gelir. Şüpheli veya sanık, ilk ifadeden başlayarak soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp