Karar Notu · Tüketici Hukuku

Üretim Yeri Gizlenen Araç Ayıplı mı? Yargıtay Kararı 2026

Üretim yeri gizlenen araç, teknik bir arıza ispatlanmasa da ayıplı sayılabilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu sonuca, garanti belgesinde ve uygunluk belgesinde Almanya üretimi yazan, satışta Çin’de üretildiği söylenmeyen sıfır bir araçta vardı. Daire 24 Şubat 2025’te gizlemeyi hile saydı, satıcının zamanaşımına dayanamayacağını belirtti ve davanın reddine ilişkin kararı oy çokluğuyla tüketici yararına bozdu.

Yargıtay üretim yeri gizlenen araç davasında ret kararını hangi gerekçeyle bozdu?

Daire, belgelerde yazan üretim yeri ile gerçek üretim yeri arasındaki farkın tüketiciden gizlenmesini ayıp ve hile olarak nitelendirdi:

Karar metninden

“Davacı Tüketicinin kendisine sunulan ve dava konusu araca ait Garanti Belgesi ve AT uygunluk belgesinde Almanya’da üretildiğinin yazması, tüm ithalat belgelerinde Almanya menşeli olduğu belirtilmesi karşısında aracın Almanya üretimi olduğunu düşünerek satın alan davacı tüketicinden, aracın gerçek üretim yerinin Çin ülkesi olduğunu gizleyen davalı bu hileli davranışı ile davacıyı yanıltmıştır. Üretim yerinin tüketiciden özellikle gizlenerek yanlış gösterilmesinin ayıp niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.”

“Davalının hile oluşturan aracın gerçek üretim yerini olandan farklı göstermek suretiyle gizlemesi nedeniyle davalı zamanaşımı hükümlerinden yararlanamayacaktır. Kaldı ki davalı cevap dilekçesinde ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını da ileri sürmemiştir.”

Daire’ye göre tüketici aracı belgelerdeki Almanya üretimi bilgisine güvenerek almıştı. Bu güven sarsıldığı için tüketici araçtan beklediği yararı sağlayamamıştı. Sonuç hüküm fıkrasına şöyle yansıdı:

Hüküm fıkrası

“1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,”

“2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun’un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,”

“24.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.”

Satıcı aracın Çin’de üretildiğini ne zaman bildirdi, alt mahkemeler neden reddetti?

Davacı, 27 Aralık 2013’te satıcıdan bir Alman markasının 2013 model sıfır kilometre aracını 245.582,35 TL’ye aldı. Aracın ithalat belgelerinde Almanya menşeli olduğu, garanti belgesinde ve gümrük beyannamesi ekindeki AT (Avrupa Topluluğu) uygunluk belgesinde ise Almanya’da üretildiği yazıyordu. Bu belgelerde Çin’de üretime ilişkin bir bilgi yoktu.

Davacının anlatımına göre araç sık arıza yapınca üretim yerinden şüphelendi. 23 Kasım 2015’te noter aracılığıyla satıcıdan aracın ithal ve imal edildiği ülkeyi bildirmesini istedi. Satıcı 30 Kasım 2015 tarihli ihtarnamesiyle aracın Çin’de imal edildiğini, Almanya’dan ithal edildiğini bildirdi. Davacı, Almanya’da üretilmiş ayıpsız misliyle değişimi, bu mümkün değilse bedeli ve manevi tazminat istedi.

Satıcı iki yıllık zamanaşımının ve garanti süresinin geçtiğini, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını savundu. Üniversite öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti, 199.358 kilometredeki araçta faydalanmayı etkileyen bir durum görmedi. Heyete göre ortaya çıkan sorunlar kullanıcı kaynaklı değildi ve onarılmıştı; başka ülkede üretim teknik sorun göstergesi değildi.

İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi bu rapora dayanarak davayı reddetti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi de istinaf başvurusunu oy çokluğuyla esastan reddetti. Bölge adliye mahkemesine göre üretim yeri tüketiciden özellikle gizlenmemişti ve 14 Kasım 2016’daki arıza, tüketicinin onarım hakkını kullanmasıyla giderilmişti.

Belgede yazan üretim yeri gerçeğe uymayan araç neden ayıplı sayıldı?

Daire, ayıbı aracın teknik durumunda değil, satıcının bildirdiği nitelikle gerçek arasındaki farkta buldu. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesinin ikinci fıkrası, satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı malı da ayıplı sayar. Daire bu hükme dayanarak, belgelerde Almanya üretimi yazılıp gerçek üretim yerinin gizlenmesini gizli ayıp kabul etti.

Gerekçede tüketici beklentisi de yer aldı. Daire’ye göre tüketici, kaliteli araç ürettiğine güvendiği markanın aracının o markanın ait olduğu ülkede üretilmesini tercih eder. Davacı, Çin’de üretim satışta söylenseydi aracı almayacağını beyan etmişti. Satıcı ise tüketicinin satış tarihinde bu konuda bilgilendirildiğini gösteren yazılı bir belge sunmamıştı.

Bu tespit, 6502 sayılı Kanun’un 10. maddesinin ikinci fıkrasıyla bağlantılıdır. Hükme göre tüketici sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdarsa veya haberdar olması kendisinden bekleniyorsa sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz.

Satış 27 Aralık 2013’te, 6502 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden yapıldı. Kanun 28 Kasım 2013’te yayımlandı ve 87. maddesi gereği altı ay sonra, 28 Mayıs 2014’te yürürlüğe girdi. Geçici 1. maddesine göre önceki tüketici işlemlerine kural olarak işlem anında yürürlükte olan kanun uygulanır. Daire gerekçede mülga 4077 sayılı Kanun’un 4. maddesini ve 6502 sayılı Kanun’un 8–11. maddelerini aktardı, 12. maddesinin üçüncü fıkrasına da dayandı. Satış tarihindeki 4077 sayılı Kanun’un 4. maddesi de satıcı tarafından bildirilen niteliğe aykırı malı ayıplı sayıyordu.

Üretim yeri hileyle gizlendiyse iki yıllık zamanaşımı işler mi?

Daire’ye göre işlemez. 6502 sayılı Kanun’un 12. maddesi ayıplı maldan sorumluluğu, kanunda veya sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmemişse, ayıp sonradan ortaya çıksa bile teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımına bağlar. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Satış tarihindeki 4077 sayılı Kanun’un 4. maddesi de ayıp satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamayacağını düzenliyordu.

Bu dosyada satış 27 Aralık 2013’te yapılmış, satıcı üretim yerini ancak 30 Kasım 2015’teki ihtarname cevabında açıklamıştı. Satıcı iki yıllık sürenin geçtiğini savunmuştu. Daire, üretim yerinin olduğundan farklı gösterilmesini hile saydığı için bu savunmayı dinlemedi.

4077 sayılı Kanun’un 4. maddesi tüketiciye teslimden itibaren otuz gün içinde ayıbı satıcıya bildirme yükü de getiriyordu. Daire gerekçesinde, gizli ya da hileyle gizlenmiş ayıpta alıcının bu otuz günlük süreyle bağlı olmadığını, ayıbı ortaya çıktığı andan itibaren dürüstlük kuralına uygun en kısa sürede bildirmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca satıcı, ihbarın süresinde yapılmadığını cevap dilekçesinde ileri sürmemişti.

Karşı oy üretim yeri farkını neden ayıp saymadı?

Karşı oy yazan üye, uyuşmazlığı üretim yerinin yanlış gösterilmesinin tek başına ayıp olup olmadığı sorusunda topladı. Üyeye göre aynı markanın birçok ülkede üretim yaptığı küresel markalarda alıcı, ürünün aynı standartta üretildiğini düşünür. Karşı oya göre araç Almanya’dan ithal edildiği için gümrük beyannamesine menşe olarak Almanya yazılması da yanlış değildi. Üye görüşünü şöyle özetledi:

Karşı oydan

“Üretim yerinin yanlış gösterilmesi de tek başına yanıltma/ayıp kabul edilmesi de mümkün değildir.”

Karşı oya göre arızaların Çin üretiminden kaynaklandığı ve arızalı parçaların Çin’de üretildiği ispatlanmamıştı. Üye, 199.358 kilometre kullanılmış araçta menşe konusunda yanıltmaya dayanılarak misliyle değişim istenmesini hakkın kötüye kullanılması saydı. Çoğunluk bu görüşe katılmadı; bozma, belgelerdeki üretim yeri bilgisiyle gerçeğin farklı olmasına ve bunun satışta söylenmemesine dayandı.

Bozma kararından sonra misliyle değişim talebi hangi mahkemede görülecek?

Dosya ilk derece mahkemesine döndü. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 373. maddesinin birinci fıkrası, istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararı bozulduğunda o kararın kaldırılmasını ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini düzenler. Daire de bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı, ilk derece kararını HMK 371 uyarınca davacı yararına bozdu ve kararın bir örneğini bölge adliye mahkemesine gönderdi.

Daire, davanın kabulünü Almanya’da üretilmiş ayıpsız misliyle değişim talebi yönünden istedi. Değişim mümkün değilse bedel ödenmesine ilişkin talep ve manevi tazminat hakkında ayrı bir değerlendirme yapmadı. İlk derece mahkemesinin bozmadan sonra nasıl karar verdiği bu kararda yer almaz.

Belgedeki üretim yeri gerçeğe uymayan araçta alıcı hangi olguları göstermeli?

Önce üretim yerinin hangi belgede nasıl yazıldığını belirleyin. Bu dosyada Daire, garanti belgesi ile AT uygunluk belgesindeki Almanya üretimi kaydına ve ithalat belgelerindeki Almanya menşei bilgisine birlikte dayandı. Karşı oy ise gümrük beyannamesindeki menşe kaydını, aracın ithal edildiği ülkeyi gösterdiği için yanıltıcı saymadı. Bu nedenle üretim yerini açıkça gösteren belge ile yalnız menşe gösteren kayıt ayrı tutulmalıdır.

Gerçek üretim yerini satıcıdan yazılı olarak isteyin; bu dosyada noter ihtarnamesine verilen cevap, Çin’de imalatı ortaya koyan belge oldu. Satışta üretim yeri konusunda yazılı bilgilendirme yapılıp yapılmadığı da bu dosyada sonucu etkiledi; satıcı böyle bir belge sunamamıştı. Misliyle değişim talebi 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi gereği üreticiye veya ayıplı araçta ithalatçının sorumluluğu kapsamında ithalatçıya da yöneltilebilir.

Alıcı tüketici değilse ayıptan sorumluluk kural olarak Türk Borçlar Kanunu’na göre belirlenir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 219. maddesi satıcıyı alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından sorumlu tutar. TBK 231 ise ayıplı devirde ağır kusurlu satıcının iki yıllık zamanaşımından yararlanamayacağını düzenler. Ayıplı araç satışında satıcının sorumluluğu bu iki rejim arasındaki farka göre belirlenir.

Bu kararda ayıp teknik bir arızaya bağlanmadı; Daire’nin ölçütü satışta verilen bilgi ile gerçek arasındaki farktı. Yüksek kilometre ve uzun kullanım ise karşı oyda hakkın kötüye kullanılması itirazına dayanak yapıldı. Daire’nin aktardığı 6502 sayılı Kanun gerekçesine göre ayıbı erken tespit edip seçimlik hakkını uzun süre kullanmayan tüketici bu itirazla karşılaşabilir. Daire aynı gerekçede, ayıp gizli ayıpsa geç ileri sürme ve hakkın kötüye kullanılması itirazlarının dinlenmeyeceğini de belirtti; tüketici uyuşmazlıklarında gizlemenin öğrenildiği tarih bu nedenle belgelenmelidir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp