Aynı olayda amcalarını tehdit ettikleri sabit olan katılanların soyut beyanından başka delil bulunmayan dosyada Yargıtay Ceza Genel Kurulu, silahla tehdit suçunda beraat gerektiğine karar verdi. Genel Kurul 8 Ekim 2025 tarihli kararında iş yerinde tabanca kovanı bulunmamasını, ilk karşılaşmada silah sesi duyan tanık olmamasını ve katılanların olaydan sonraki davranışlarını birlikte değerlendirdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek onama kararını kaldırdı ve 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünü bu suç yönünden oy birliğiyle bozdu.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu silahla tehdit mahkûmiyetini hangi gerekçeyle bozdu?
Genel Kurul, silahla tehdit iddiasını katılanların anlatımı dışındaki hiçbir delilin desteklemediğini ve bu durumda şüphenin sanık yararına değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kararın gerekçesi şöyledir:
Karar metninden
“Olayın meydana geldiği dükkânda amcaları inceleme dışı sanık […]’u tehdit ettikleri sabit olan katılan sanıkların, sanık […] ile karşılaştıklarında silahla tehdit edildiklerine dair soyut beyanları dışında başkaca delil bulunmadığı göz önüne alındığında; mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması veya başka bir deyişle sanığa isnat edilen silahla tehdit suçunun sabit olduğu yönünde tam bir vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı anlaşılmakla, in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinin isabetsiz olduğu kabul edilmelidir.”
Genel Kurul bu sonuca birkaç olguyu birlikte değerlendirerek ulaştı. Olay yeri inceleme tutanağında iş yerinde tabanca kovanı bulunmadı. Ses ve gaz fişeği atan bir tabanca ihtimaline karşı da ilk karşılaşmada silah sesine benzer bir ses duyan tanık yoktu. Katılanlar bu olayı şikâyet etmek yerine sanığı da tehdit ederek dükkândan ayrıldı, sonra av tüfeğiyle dönüp boş dükkâna ateş etti. Dükkân komşusu tanıklar da yalnız bu av tüfeği atışlarının sesini duyduklarını anlattı.
Hüküm fıkrası
“a-) Silahla tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün; dosyada toplanan delillerin sanığa isnat edilen silahla tehdit suçunun sabit olduğu yönünde tam bir vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı gerekçesiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca CMK’nın 223/2-e maddesi gereği beraat kararı verilmesi gerekirken sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,”
“08.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede, silahla tehdit suçu bakımından oy birliğiyle, teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçuna iştirakten oy çokluğuyla karar verildi.”
Hüküm fıkrasının (b) bendi aynı sanık hakkındaki ayrı bir bozma nedenidir; Genel Kurul her iki isabetsizlik nedeniyle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verdi. Üç üyenin karşı oyu yalnız kasten öldürmeye teşebbüs suçundaki iştirak biçimine ilişkindir.
Silahla tehdit suçunun cezası ne kadardır?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 106. maddesi, bir kişiyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit etmeye altı aydan iki yıla kadar hapis öngörür. Suç kadına karşı işlenmişse cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Tehdit silahla işlenirse TCK 106/2-a uyarınca ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçu da işlenmişse bu suçlardan ayrıca ceza verilir.
Malvarlığına büyük zarar vereceğinden veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle yapılan tehdit suçu ise mağdurun şikâyetine bağlıdır. Bu hâlde ceza iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
İncelenen dosyada iki katılana karşı tek fiille tehdit iddia edildiği için TCK 43/2 uygulanmıştı. Bu hükme göre aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmesinde tek ceza verilir ve ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Yerel mahkeme ayrıca haksız tahrik (TCK 29) ve takdiri indirim (TCK 62) hükümlerini uygulamış, hapis cezasını TCK 51 uyarınca ertelemişti.
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi tehdit davasında nasıl uygulanır?
Mahkeme, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadıkça beraat kararı verir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 223. maddesi bu hâli ikinci fıkranın (e) bendinde beraat nedeni olarak sayar. CMK 217 ise hâkimin kararını yalnız duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceğini, bu delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edeceğini düzenler.
Genel Kurula göre ilke, suçun işlenip işlenmediği, sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleşme biçimi konusunda doğan şüphede de uygulanır. Gerçekleşme biçimi tam aydınlatılamamış bir olay sanık aleyhine yorumlanamaz. Delillerin bir kısmı gözetilip diğerleri göz ardı edilerek, yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak mahkûmiyet kurulamaz.
Karar, katılan beyanının hiçbir dosyada mahkûmiyete yetmeyeceği yönünde genel bir kural koymuyor. Bu dosyada belirleyici olan, beyanların olay yeri bulgularıyla ve tanık anlatımlarıyla desteklenmemesi, katılanların aynı olayda amcalarını tehdit ettiklerinin sabit olması ve olay sonrasındaki davranışlarının iddiayla uyuşmamasıydı.
Silahla tehdit davasında olay nasıl gelişti ve yerel mahkeme hangi cezayı verdi?
Olay 3 Şubat 2015’te Kayseri’de yaşandı. Katılan iki kardeş, amcalarının işlettiği mobilya iş yerinin kullanımı konusunda amcalarıyla tartışırken amcanın arkadaşı olan sanık dükkâna geldi ve “Tehdit mi ediyorsunuz?” diyerek tartışmaya katıldı. Katılanlar, sanığın kendilerini tehdit ettiğini ve korkutmak amacıyla tabancayla ateş ettiğini ileri sürdü. Tartışmadan sonra katılanlar av tüfeğiyle dükkâna dönerek içeride ateş etti; amcalarına yönelik silahla tehdit, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri kesinleşti.
Aynı gün saat 17.00 sıralarında amca, bir kavşakta katılanların aracına tabancayla en az altı el ateş etti; katılanlardan biri basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralandı. Sanığın bu saldırı sırasında amcanın yanında bulunduğu kabul edildi.
Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi 1 Haziran 2016’da sanığı silahla tehdit suçundan 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına mahkûm etti ve cezayı erteledi. Mahkeme, sanığı ayrıca iki katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçuna müşterek fail olarak katılmaktan 5 yıl 3 ay 10 gün ve 5 yıl hapis cezalarına mahkûm etti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 8 Haziran 2021’de bu hükümleri onadı.
Onanan silahla tehdit hükmü Ceza Genel Kuruluna nasıl taşındı?
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 26 Kasım 2021’de onama kararına itiraz etti. İtiraza göre sanığın savunması, olay yerine yakın iş yerlerindeki kişilerin anlatımlarıyla desteklenmişti. Olay yerinde tabancayla ateş edildiğini gösteren kovan, çekirdek veya isabet izi yoktu ve Cumhuriyet savcısı bu suçtan beraat mütalaası vermişti.
Bu yol CMK 308’de düzenlenir: itiraz üzerine dosya önce kararı veren daireye gider; daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 16 Şubat 2022’de itirazı yerinde görmeyince dosya Genel Kurula ulaştı. Genel Kurul itirazı kabul edip onama kararını kaldırdı. Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda da sanığın müşterek fail değil, TCK 39/2-a ve c kapsamında yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine karar verdi.
Genel Kurul, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verdi. Bozma kararı beraati kendiliğinden doğurmaz; silahla tehdit suçu yönünden yeni hükmü dosyayı yeniden ele alan yerel mahkeme kurar.
Silahla tehdit iddiasında savunma hangi olgulara dayanabilir?
Silahla tehdit suçlamasında iddia silahla ateş edildiğini de içeriyorsa önce olay yeri inceleme tutanağında kovan, mermi çekirdeği veya isabet izi bulunup bulunmadığını kontrol edin. Silahın yalnız gösterildiği iddialarında ise tanık anlatımları ve kamera kayıtları öne çıkar. Bu kararda kovan bulunmaması ve silah sesini duyan tanık olmaması, gerekçede sayılan olgular arasındaydı. Olay yerine yakın kişilerin ne duyduğunu ve ne gördüğünü anlatan tanık beyanlarının dosyaya alınmasını isteyin.
Taraflar arasındaki önceki husumeti ve şikâyetçilerin olaydan sonraki davranışlarını gösteren kayıtları da dosyaya sunun. Bu dosyada katılanların şikâyet yerine sanığı tehdit edip ayrılmaları ve sonrasında av tüfeğiyle geri dönmeleri, Genel Kurulun iddiayı kuşkulu bulmasında rol oynadı.
Yargıtay ceza dairesinin onama kararından sonra da yol kapanmayabilir. CMK 308’e göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ceza dairesi kararlarına re’sen veya istem üzerine Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir ve sanığın lehine itirazda süre aranmaz. 31 Temmuz 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun, bu istemi sanığın ve onun adına kanun yoluna başvurabilecek kişilerin de yapabileceğini açıkça düzenleyen bir fıkra ekledi. İtiraz edip etmemek ise Başsavcının takdirindedir. Başsavcılığa yöneltilecek istemin delil ve gerekçe bakımından hazırlanması ceza davalarında müdafi yardımıyla yürütülebilir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
