
9. Yargı Paketi Resmî Gazete’de Ne Zaman Yayımlandı?
Yargı sisteminde önemli değişiklikler getiren 9. Yargı Paketi, 14 Kasım 2024 tarihinde 32722 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 7531 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” başlığıyla duyurulan bu düzenleme, hukuk sisteminin farklı alanlarında reform niteliğinde yenilikler içermektedir. Pakette özellikle ceza düzenlemeleri, adli yardım ödenekleri, hukuk mesleklerine giriş sınavı, uzlaştırma ve arabuluculuk gibi konulara dair kapsamlı değişiklikler yapılmıştır.
Bu yazı, 14 Kasım 2024’te yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun’u yayımlandığı hâliyle anlatır; anılan hükümlerin bir kısmı sonraki kanunlarla yeniden değiştirilmiştir. 9. Yargı Paketi’nde yer almayan infaz değişiklikleri 4 Haziran 2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’la yapılmıştır. 31 Temmuz 2026’da yayımlanan 12. Yargı Paketi ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), IBAN kullandırma indirimi ve icra satışlarında yeni kurallar getirmiştir.
9. Yargı Paketi İnfaz Düzenlemesi İçeriyor mu?
9. Yargı Paketi, kamuoyunda beklenen infaz düzenlemelerini içermemektedir. “4/4” olarak bilinen ve cezanın tamamının kapalı ceza infaz kurumunda geçirilmesini gerektiren uygulamanın kaldırılması, cezasının belirli bir oranını tamamlayan hükümlülerin açık cezaevine sevk edilip ardından denetimli serbestlikten yararlanması ve “girdi-çıktı” olarak adlandırılan kısa süreli infaz uygulamalarına ilişkin öneriler pakete alınmamıştır. Bu nedenle paket, o tarihte uygulanan infaz rejimini değiştirmemiştir.
Sonuç olarak, 9. Yargı Paketi infaz düzenlemeleri kapsamında geniş kapsamlı ceza indirimi ve denetimli serbestlik uygulamalarına ilişkin net bir değişiklik yer almamaktadır.
Adli Yardım ve Uzlaştırma Süreçlerinde Yapılan Değişiklikler
Adli yardım alanında, barolar tarafından verilen adli yardım hizmetlerine ilişkin birikmiş giderler için önemli bir adım atılmıştır. 7531 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesiyle, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 180. maddesi uyarınca ayrılan ödeneğin yetersiz kalması nedeniyle ödenemeyen giderler için Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 15 gün içinde Türkiye Barolar Birliği’ne (TBB) ödenek aktarılması hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme, baroların mali yükünü hafifletmeyi ve adli yardım hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesini amaçlamaktadır.
Uzlaştırma süreçleri ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253. maddesinde yapılan değişiklikle, uzlaştırmacı olarak yalnızca hukuk fakültesi mezunlarının görev yapabilmesi sağlanmıştır. Uzlaştırma teklifine cevap süresi de 3 günden 7 güne çıkarılmış, böylece taraflara teklifi değerlendirmeleri için daha geniş bir zaman tanınmıştır. Ayrıca uzlaşmanın sağlanması durumunda, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç olmak üzere, suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
CMK 254. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, uzlaştırma kapsamında kararlaştırılan edimlerin yerine getirilmesi ileri bir tarihe bırakılabilecek veya taksitlendirme yapılabilecektir. Ancak uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam edecektir.
Ceza Muhakemesi ve Ceza Kanunu’nda Yapılan Yeni Düzenlemeler
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)‘nda yapılan değişikliklerden biri, hakaret suçu ile ilgilidir. Düzenleme kapsamında, hakaret suçlarında şikayet süresi fiilin işlendiği tarihten itibaren en fazla iki yıl ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme ile uzun süre sonra açılan hakaret davalarının önüne geçilerek hukuki belirlilik sağlanması hedeflenmiştir.
Ayrıca hakaretin sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti yoluyla işlenmesi halinde (TCK 125/2. madde), CMK’da yapılan değişiklikle uzlaştırma yoluna gidilmeyeceği ve TCK’da yapılan değişiklikle ön ödeme usulünün uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Böylece bu tür suçlarda sürecin hızlandırılması amaçlanmıştır.
İcra ve İflas Kanununda Getirilen Yenilikler
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu‘nun 111/b maddesinde yapılan değişiklikle, elektronik ortamda açık artırma sürecine ilişkin yeni kurallar getirilmiştir. Açık artırmanın son 10 dakikasında yeni bir teklif verilmesi halinde artırma süresi 3 dakika uzatılacaktır. Uzama süresi içinde teklif verilmesi durumunda artırma süresi her seferinde 3 dakika daha uzatılacak, ancak toplamda uzatma süresi 1 saati geçemeyecektir. Adalet Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde bu sürelere ilişkin değişiklik yapma yetkisine sahip olacak ve alınan kararlar resmî internet sitesinde yayımlanacaktır.
Paket ayrıca İcra ve İflas Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ek 1. maddelerine, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay’ın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlarda istinaf ve temyiz parasal sınırı için ilk karar tarihindeki sınırın esas alınacağını öngören bir fıkra eklemiştir. Bu fıkralar, 4 Haziran 2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.
Türk Medeni Kanunu’nda Soybağına İlişkin Düzenlemeler
Soybağı konusunda yapılan düzenlemeler kapsamında, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 286. maddesinde önemli bir değişiklik yapılmış ve anneye de soybağının reddi davası açma hakkı tanınmıştır. Önceki düzenlemede yalnızca koca ve çocuğun dava açma hakkı bulunurken, değişiklikle birlikte annenin de soybağının reddi için mahkemeye başvurabilmesi sağlanmıştır.
Ayrıca TMK 289. maddesinde yapılan değişiklikle, soybağının reddi davası açma süresinin başlangıç noktası anne açısından çocuğun doğum anı olarak belirlenmiştir. TMK 291. maddesi kapsamında yapılan değişiklikle de dava açma süresi geçmeden kocanın ölmesi veya sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi durumunda, kocanın altsoyu, anası veya babasının soybağının reddi davası açabileceği hükme bağlanmıştır. Bu dava, ölüm ya da ayırt etme gücünü kaybetme durumunun öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde açılabilecektir.
Arabuluculuk Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler ve Yeni Uygulamalar
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 20. maddesinde yapılan değişiklikle, mesleğinde 20 yıl kıdemi bulunan hukuk fakültesi mezunlarına arabuluculuk sınavından muafiyet hakkı tanınmıştır; bu kişilerin arabuluculuk eğitimini tamamlaması ise gerekmeye devam etmektedir.
Ayrıca Kanun’un 18/A maddesinde yapılan değişiklikle, arabuluculuk görüşmelerine geçerli bir mazereti olmaksızın katılmayan taraf için uygulanan yaptırım yeniden düzenlenmiştir. Bu taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacaktır. Ayrıca bu taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin yarısına karar verilecektir.
Bir diğer yenilik, taşınmazların devri ve ayni hak tesisine ilişkin arabuluculuk süreçlerindedir. Kanun’un 17/B ve 18/B maddelerine eklenen düzenlemelere göre, anlaşma belgesinin taraflarından biri icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden taşınmazın tescilini talep edebilecektir. Bu düzenleme, taşınmazlarla ilgili anlaşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşturulmasını daha kolay ve pratik hale getirmektedir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
