Karar Notu · Ceza Hukuku

Bahçedeki Karavan İmar Kirliliği Suçu mu? Yargıtay Kararı 2026

Bilirkişi raporu ve tutanaklarla bina niteliği taşımadığı belirlenen karavan imar kirliliği suçunun konusu olmaz; Yargıtay 4. Ceza Dairesi bu gerekçeyle beraat yerine kurulan mahkûmiyeti bozdu. 11 Mart 2025 tarihli karara konu dosyada ilk derece mahkemesi beraat vermiş, bölge adliye mahkemesi bu hükmü kaldırıp mahkûmiyet kurmuştu. Karavanın imar mevzuatı yönünden idari yaptırıma konu olup olmayacağı ise ceza sorumluluğundan ayrı bir sorudur ve bu kararda incelenmedi.

Yargıtay bahçedeki karavan için kurulan mahkûmiyeti hangi gerekçeyle bozdu?

Daire önce 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 184. maddesinin birinci fıkrasının ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapmayı cezalandırdığını belirtti. Bina tanımı için 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesini esas aldı. Ardından somut olayı şöyle değerlendirdi:

Karar metninden

“Somut olayda; bilirkişi raporu ile dosyada mevcut tutanaklara göre suça konu karavanın bina niteliğinde bulunmaması karşısında; imar kirliliğine neden olma suçunun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.”

Daire’yi sonuca götüren, dosyadaki bilirkişi raporu ve tutanaklardı; bunlara göre karavan bina niteliğinde değildi. Suçun konusu olan bina bulunmadığından Daire, mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtti.

Hüküm, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 302. maddesi uyarınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma yönündeki tebliğnamesine uygun olarak oy birliğiyle bozuldu:

Hüküm fıkrası

“Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,”

İmar kirliliği suçunda bina ile yapı arasındaki fark nedir?

Fark, suçun konusunu belirler. TCK 184/1, yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ya da yaptıran kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörür. Maddede suçun konusu bina olarak gösterilir; bina tanımı ise TCK’de değil, İmar Kanunu’nda yer alır. TCK 184/4 uyarınca bu suç ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesi yapıyı geniş tanımlar. Karada ve suda, daimi veya geçici, yer altı ve yer üstü inşaat ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve hareketli tesisler yapı sayılır. Bina ise yapının bir türüdür. Kanun’a göre bina, kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü, insanların içine girebildiği yapıdır.

Bina sayılmak için yapının ayrıca insanların oturma, çalışma, eğlenme, dinlenme veya ibadet etmesine ya da hayvanların ve eşyaların korunmasına yaraması gerekir. Bu nedenle her yapı bina sayılmaz. İncelenen kararda da ölçüt, karavanın bu tanımı karşılayıp karşılamadığıydı.

Bu dosyada karavan sahibi önce beraat edip sonra nasıl mahkûm edildi?

Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada ilk derece mahkemesi beraat kararı verdi. Bu karara yönelik başvuru üzerine bölge adliye mahkemesi ceza dairesi beraat hükmünü kaldırdı ve sanığın mahkûmiyetine hükmetti. Kararda olay tarihi, ilk derece mahkemesinin adı, verilen cezanın miktarı ve karavanın ölçüleri yer almıyor.

Hükmü sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı temyiz etti. Müdafi, karavanın bahçede park hâlindeki bir araç olduğunu ve sabit bir yapı sayılamayacağını savundu. Ona göre karavan bugün bu bahçede, yarın başka bir bahçede, sitenin dışında ya da bir kamp alanında bulunabilirdi.

Savcının temyiz dilekçesine göre bilirkişi raporu, karavan için ruhsat gerekmediğini ve karavanın bina niteliği taşımadığını tespit etmişti. Savcının aktarımına göre rapor ayrıca karavanın araç statüsünde olduğunu ve taşınmaz üzerinde kapalı kullanım alanı oluşturmadığını belirtiyordu. Savcı, karavanın araziden her zaman çekilerek çıkarılabileceğini de vurgulayıp sanık lehine bozma istedi.

Karavan suç değilse belediye yıkım veya imar para cezası uygulayabilir mi?

Bu karar o soruyu cevaplamadı; idari yaptırımın şartları ceza davasından ayrı olarak İmar Kanunu’na göre belirlenir. İdari para cezası ihtimalini temyiz dilekçesinde bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı dile getirdi; somut olayda böyle bir idari karar bulunmadığını da belirtti. Savcıya göre karavandaki ruhsata aykırılıklar, hatta karavanın ruhsatının bulunmaması, karayoluna izin alınarak çıkılmasına engel olabilecek idari nitelikte konulardı.

İmar Kanunu’nun 32. maddesi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı başlanan yapıda idarenin inşaatın durumunu tespit etmesini ve yapıyı mühürleyerek durdurmasını öngörür. Yapı sahibine yapıyı ruhsata uygun hâle getirmesi veya ruhsat alması için en çok bir ay tanınır. Bu sürede aykırılık giderilmezse ruhsat iptal edilir; ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina, encümen ya da il idare kurulu kararıyla yıktırılır.

Kanun’un 42. maddesine göre encümen, aykırılığın tespitinden itibaren on iş günü içinde yapı sahibine ve diğer sorumlulara idari para cezası verir. Ceza, yapının sınıfına ve grubuna göre aykırı alanın metrekaresi üzerinden hesaplanır ve bin TL’den az olamaz. Aynı fiil nedeniyle TCK 184 uyarınca mahkûm olan kişiye, tahsil edilmiş imar para cezası faizsiz iade edilir.

Kanun’daki yapı tanımı geçici ve hareketli tesisleri de kapsar; idari yaptırıma karşı açılan davada idare mahkemesi bu tanıma ve Kanun’daki şartlara bakar. Yapı tatil tutanağına veya yıkım kararına karşı kaçak yapı yıkım kararı iptal davası idare mahkemesinde açılır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre dava açma süresi altmış gündür ve yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Yapı tatil tutanağı ise İmar Kanunu’nun 32. maddesine göre yapı yerine asıldığında yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu nedenle tutanağa karşı süre asılma tarihinden işlemeye başlar.

Karavan veya konteyner hangi durumda bina sayılabilir?

Daire’nin benzer kararlarında zemine sabitleme, kalıcılık ve bilirkişinin imalatı nasıl nitelediği tartışıldı; ancak sonuçlar her dosyada aynı yönde çıkmadı. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 24 Nisan 2025 tarihli kararında (E. 2024/2086, K. 2025/7629), bahçe niteliğindeki araziye tekerlekli tır dorsesi üzerine monte edilen konteyneri bina saymadı. Zemine inşai müdahale yapılmadığını ve imalatın toprağa sabitlenmediğini belirterek beraatin kaldırılıp mahkûmiyet kurulmasını bozdu.

Aynı Daire 4 Mart 2024 tarihli kararında (E. 2021/23368, K. 2024/2696) ise beton zemin üzerine konulan ve önüne sundurma yapılan iki konteyner nedeniyle verilen beraat kararını oy çokluğuyla bozdu. Çoğunluğa göre tek katlı yapı, “sökülüp taşınabilmesi mümkün olmakla beraber” mevcut durumuyla kalıcı amaçla tasarlanmıştı ve bina niteliğindeydi. Karşı oy, konteynerlerin montajı yapılmamış taşınabilir yapılar olduğunu belirterek beraatin onanmasını savundu.

Daire 24 Nisan 2025 tarihli bir başka kararında (E. 2024/3292, K. 2025/7655) ise kurulan mahkûmiyeti, imalatı tarif etmeyen kısa bir gerekçeyle oy çokluğuyla onadı. Karşı oya göre bilirkişi bu imalatı sökülüp yeniden monte edilebilen ahşap prefabrik yapı olarak nitelemişti; karşı oy, suç için imalatın zemine sabitlenmesi gerektiğini savundu. Bu kararlarda tartışılan olgular zemine sabitleme, beton zemin veya sundurma gibi ek imalat ve bilirkişi raporundaki nitelemeydi.

Karavan bozmasından sonra bölge adliye mahkemesi ne yapacak?

Bozulan hüküm bölge adliye mahkemesinin kendi kurduğu mahkûmiyet olduğundan dosya, CMK 304/2 uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gider. Yargıtay, CMK 303’te tanınan davanın esasına hükmetme yetkisini kullanmadı ve beraat kararını kendisi vermedi.

Bölge adliye mahkemesi CMK 307 uyarınca ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar; ardından bozmaya uyabilir veya direnebilir. Direnme kararı önce 4. Ceza Dairesine gider; Daire kararını düzeltmezse dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilir. Bozmaya uyulursa bölge adliye mahkemesi, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı tespitine göre yeni hüküm kurar.

Hükmü sanık müdafii ile sanık lehine bozma isteyen bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı temyiz etti. Bu nedenle CMK 307/5 uyarınca yeniden verilecek hüküm, önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz. Dosyanın bozmadan sonraki seyri ve sonucu kararda yer almıyor.

İmar kirliliği suçlamasında karavan sahibi hangi olgulara dayanabilir?

Karavanınız nedeniyle imar kirliliği suçlamasıyla karşılaştıysanız yerinde keşif yapılmasını ve bina niteliği konusunda bilirkişi raporu alınmasını isteyin. Raporun karavanın zemine sabitlenip sabitlenmediğini, tekerleklerinin ve çeki düzeninin yerinde olup olmadığını, çevresinde kapalı alan veya ek imalat bulunup bulunmadığını göstermesini talep edin.

Yapı tatil tutanağındaki anlatımı fotoğraflarla karşılaştırın; karavana ait ruhsat veya tescil belgesi varsa dosyaya sunun. Mahkeme yapıyı bina sayarsa TCK 184/5 gündeme gelir: kişi binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirirse kamu davası açılmaz, açılmış dava düşer ve verilen ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

Suçun üst sınırı beş yıl hapis olduğundan yetişkin sanıklar hakkındaki imar kirliliği davalarına kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar. Şüpheli, ilk ifadesi sırasında da dâhil olmak üzere soruşturmanın her aşamasında asliye ceza davalarında müdafi yardımından yararlanabilir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp