
Kambiyo takibinde imzaya itiraz edildiğinde alacaklı ne yapmalı?
Kambiyo takibinde imzaya itiraz edildiyse alacaklı, imzanın borçluya ait olduğunu icra mahkemesinde ispatlamaya hazırlanmalıdır; ispat yükü alacaklıdadır. İtiraz satış dışındaki işlemleri durdurmaz, ancak mahkeme itirazı ciddi görürse takibi geçici olarak durdurabilir. İlk iş, asıl senedi ve borçluya ait karşılaştırma imzalarını toplamaktır.

Süreç şu sırayla ilerler: borçlu itiraz dilekçesini icra mahkemesine verir, mahkeme gerekirse takibi evrak üzerinde geçici durdurur, duruşmada imza incelemesi yapılır ve mahkeme itirazı kabul veya reddeder. Her aşamanın alacaklı açısından sonucu farklıdır. Senedin kambiyo vasfını taşıması ve takibin genel usulü kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yazısında anlatılır; burada yalnız imza itirazı sonrasındaki aşamalara bakılır.
Asıl senedi dosyada ve güvenli yerde tutun; inceleme fotokopi üzerinden değil asıl senet üzerinden yapılır. Duruşma gününü ve mahkemenin istediği masraf avansını kaçırmamak için dosyayı UYAP üzerinden düzenli izleyin.
Borçlu imzaya itirazı ne zaman yapar, takip durur mu?
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 168. maddesi, imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren borçlunun bunu ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine bildirmesini ister. Bu süre kaçırılırsa imza borçludan sadır sayılır. Dolayısıyla alacaklı, süresinde yapılmamış bir itiraz görürse mahkemeye bunu açıkça bildirmelidir.
Kanun’un 170. maddesine göre itiraz, satıştan başka işlemleri durdurmaz: haciz ve takibin diğer adımları sürer, yalnız satış beklemeye alınır. İcra mahkemesi itirazı ciddi görürse takibi evrak üzerinde geçici olarak durdurabilir. Geçici durdurma kararı çıkmışsa alacaklı için asıl risk de bu kararla başlar; çünkü itirazın reddi hâlinde borçlunun mahkûmiyeti, takibin durdurulmuş olmasına bağlanmıştır.
Bu beş günlük imza itirazı, ilamsız takipte yapılan genel icra takibine itiraz usulünden ayrı bir yoldur ve icra mahkemesine verilen dilekçeyle kullanılır.
İmzanın borçluya ait olduğunu alacaklı nasıl ispatlar?
İmzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıdadır. Borçlunun “bu imza benim değil” demesi yeterli görülmez; ancak ispat yükünün alacaklıda olması, mahkemenin borçlunun örnek imzasını kendiliğinden değerlendirmeyeceği anlamına da gelmez. Alacaklı, mahkemenin karşılaştırma yapabileceği güvenilir imza örneklerini dosyaya sunmalıdır.
Karşılaştırma imzaları ne kadar resmî ve ne kadar yakın tarihliyse inceleme o kadar sağlıklı olur. Aşağıdaki kaynaklar bu amaçla kullanılır:
- Bankadaki imza sirküleri ve hesap açılış belgeleri.
- Noterde düzenlenmiş vekâletname, sözleşme ve imza beyannameleri.
- Tapu, vergi dairesi, SGK ve diğer resmî kurumlardaki imzalı belgeler.
- Borçlunun aynı dönemde imzaladığı, itiraz etmediği önceki senet ve sözleşmeler.
Bu belgelerin hangisinin borçludan geldiği tartışmasızsa mahkeme onu karşılaştırmaya esas alır. İmza örneği seçerken senet tarihine en yakın olanları öne çıkarın; imza zaman içinde değişebilir. Banka ve kurum kayıtlarını mahkemeden müzekkereyle istetmek gerekeceğinden, hangi kurumda hangi tarihli imzanın bulunduğunu dilekçede belirtin.
İcra mahkemesinde imza incelemesi nasıl yapılır?
İnceleme, Kanun’un 68/a maddesindeki usule göre yapılır. Borçlu duruşmada bizzat bulunmak zorundadır. Mahkeme, borçlunun dosyadaki imzalarıyla senetteki imzayı karşılaştırır; gerektiğinde borçluya huzurda yazı yazdırıp imza attırır ve bu örnekleri senetle kıyaslar. Kanaat oluşmazsa dosya bilirkişiye gönderilir. Genel yargılama usulündeki sahtelik incelemesini düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 211. maddesi de sıranın aynı olduğunu gösterir: önce isticvap, huzurda yazı ve imza, sonra bilirkişi.
Bilirkişi incelemesi senedin aslı üzerinde yapılmalıdır; fotokopi üzerinde sağlıklı sonuç alınamaz. Bilirkişinin elinde ne kadar çok karşılaştırma imzası bulunursa rapor o kadar güçlü olur. Rapor lehinize çıkmazsa gerekçesine itiraz edebilir, raporun eksik imza örneğiyle veya yetersiz yöntemle hazırlandığını göstererek yeni rapor isteyebilirsiniz.
Uygulamada bilirkişi ücreti ve inceleme giderleri için alacaklıdan avans istenir; avans süresinde yatırılmazsa delil eksik kalır. Mahkemenin verdiği kesin süreyi takvime işleyin.
İmza itirazı reddedilirse borçlu ne öder?
Mahkeme imzanın borçluya ait olduğu sonucuna varırsa itirazı reddeder; takip geçici olarak durdurulmuşsa borçlu, takip konusu alacağın en az yüzde yirmisi oranında inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Oranlar Kanun’un 170. maddesinde yazılıdır; yüzde yirmilik oran 6352 sayılı Kanun’la belirlenmiştir.
Örneğin takip konusu alacak 100.000 TL ise geçici durdurma varsa en az 20.000 TL tazminat ve 10.000 TL para cezası gündeme gelir. Geçici durdurma kararı verilmemişse bu mahkûmiyet doğmaz; bu nedenle durdurma kararının varlığı sonucu belirleyen olgudur.
Borçlu icra takibinde menfi tespit davası veya istirdat davası açarsa tazminat ve para cezasının tahsili bu davanın sonuna kadar ertelenir. Alacaklı tahsilat takvimini bu ertelemeye göre kurmalıdır.
İtiraz kabul edilirse alacaklı da tazminat öder mi?
Her kabul kararı alacaklıyı tazminata mahkûm etmez. Kanun’un 170. maddesinin son fıkrası, itirazın kabulü hâlinde alacaklının yalnız senedi takibe koymada kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu durumda takip konusu alacağın en az yüzde yirmisi kadar tazminata ve yüzde onu kadar para cezasına mahkûm edilmesini öngörür.
Bu nedenle aynı imza ihtilafı iki farklı sonuca gidebilir. Alacaklı senedi borçlunun imzasını taşıyan bir belge olarak elde etmiş, imzanın sonradan sahte çıktığını bilmiyorsa kötü niyet veya ağır kusurdan söz etmek zorlaşır. Buna karşılık imzanın borçluya ait olmadığını bilerek ya da hiçbir doğrulama yapmadan takibe girişen alacaklı bu riski taşır. Senedin kimden, hangi koşulda ve kimin huzurunda alındığını gösteren kayıtlar, kusur tartışmasında alacaklının elindeki en somut delildir.
Kabul kararı çıkarsa takip durur; alacaklının bu aşamada izleyeceği yol bir sonraki bölümde anlatılır.
İmza itirazı kabul edilince alacaklı genel mahkemede dava açabilir mi?
Evet. Kanun’un 170. maddesi, itiraz kabul edilip takip durduğunda alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkını saklı tutar. Alacaklı, senede veya senedin dayandığı temel ilişkiye dayanarak genel mahkemede alacak davası açabilir; bu davada imza ve borcun varlığı tüm delillerle yeniden tartışılır.
Alacaklı genel mahkemede dava açarsa kabul kararıyla birlikte hükmedilen para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir; davayı kazanırsa bu ceza kalkar. Davanın ilamsız takip sonrası açılan itirazın iptali davası olarak başlamadığına dikkat edin; kambiyo takibinde imza itirazı kabul edildiğinde yol, genel hükümlere göre açılan davadır.
Dava açmadan önce karşılaştırma imzalarının hangisinin kabul edilmediğini, bilirkişi raporunun neden olumsuz çıktığını ve senedin kökenini gösteren belgeleri gözden geçirin. İmza ihtilafı çıkan bir kambiyo takibinde hangi yolun izleneceğini dosya belgeleriyle birlikte değerlendiren Ankara icra avukatı sayfasında takip ve dava aşamaları birlikte ele alınır.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
